Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2013/15342 E. 2013/17793 K. 30.09.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/15342
KARAR NO : 2013/17793
KARAR TARİHİ : 30.09.2013

Mahkemesi :İş Mahkemesi

Davacı, davalıya ait işyerinde Temmuz 1995 tarihinden 30.03.2009 tarihine kadar aralıksız çalıştığını iddia ile bu sürelerinin sigortalı çalışma olarak tespitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, davacının davalı işveren yanında 01.07.1995-30.03.2009 tarihleri arasında aralıksız ve sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Hükmün, davalı kurum avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun Geçici 7. maddesi uyarınca davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79/10. maddesidir. Anılan Kanunun 6. maddesinde ifade edildiği üzere, “sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez.” Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkin olduğundan, özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re’sen araştırma yapılarak, kanıt toplanabileceği de, göz önünde bulundurulmalıdır.
Bu tür davalarda; davacının, çalışmaları ile ilgili tüm belgeler, davalı Kurumdan getirtilmeli, bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden, yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı, dava konusu dönemde davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler emniyet araştırması ve
Kurumdan sorulmak suretiyle saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı; bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, çelişkiler vaki olursa usulünce giderilmeli, böylece bu konuda gerekli tüm soruşturma yapılarak uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
Eldeki davada; Mahkemece, davada dinlenen tanıklar beyanlarına dayalı olarak, davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmakta ise de; bu karar, eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır.
Dosyadan, davacının dava dilekçesinde davalıya ait bilet satış yazıhanelerinden önce Bursa Santral (eski) garajında, sonra ise Yeni garajda ve en sonda il merkezindeki yazıhanelerde çalıştığını iddia etmiş olmasına rağmen, dinlenen tüm tanıkların beyanlarında tüm zamanda aynı işyerinde çalışılmış olduğuna dair ifadelerin bulunduğu, ayrıca davacının talebine konu sürelerin yaklaşık 14 yıl gibi uzun bir süre olması karşısında,bir kimsenin bu kadar süre sigortasız çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine dinlenen tanıklardan Hüseyin Çelik’in davalıya ait işyerinde 1996 yılı başından itibaren kuruma bildirimlerin yapıldığının anlaşılması karşısında, Temmuz 1995 ile 01.01.1996 tarihleri arasındaki çalışma iddiasının ispatına yarar herhangi bir delilin bulunmadığı hususları dikkate alınmaksızın salt davacı tanıklarının beyanlarına dayalı olarak davanın kabulü isabetsiz görülmüştür.
Mahkemece, davacının iddiasına konu çalışmaları gerçekliği ve yapılan işin ve işyerinin kapsam ve niteliğinin tespiti bakımından, öncelikle, davacının, davalıya ait birden fazla yazıhanede çalışıp çalışmadığı sorularak,çalışmış ise ayrı ayrı tarihleri ve bu işyerlerine ilişkin davalı şirket tarafından yapılan bildirim olup olmadığı, davacının bilet kesim işinde olduğunu iddiasını ispata yarayacak kestiği biletlerin ve koçanlarının olup olmadığı, davalı şirket tarafından kendisine verilmiş bilet kesmik için yetki belgesinin bulunup bulunmadığı,çalışılan yazıhanelerde gelen yolcuları alan ve davacının çalışmalarının bilebilecek bordrolu servis şöförlerinin olup olmadığı, aynı şekilde davalı şirkette çalışan bordrolu otobüs şöförleri veya muavinlerinin bulunup bulunmadığı, yapılacak kolluk araştırması ile, işyerine komşu işyerlerinde çalışan ve davacının çalışmalarını bilebilecek konumdaki işveren veya sigortalıların mevcut olup olmadığı, davacının otogar yazıhanesinde geçen çalışma iddiası bakımından ise, otogar karakoluna davacı adına çalışma kaydının yaptırılıp yaptırılmadığı hususları araştırılarak, dinlenen tanık beyanları arasında, çelişkiler vaki olursa, usulünce giderilmek suretiyle, toplanacak tüm delillerden sonra bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O hâlde, davalı Kurum avukatının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.