YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/21634
KARAR NO : 2012/3933
KARAR TARİHİ : 16.02.2012
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Dava dilekçesinde 72.048,00 TL maddi ve manevi tazminatın faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dilekçesi ile; davacıya ait teknenin, davalıya ait bakım atölyesinde tamir edilirken atölyede çıkan yangın neticesinde zarar gördüğünü, davacının tekneyi kullanamaması nedeniyle 29.07.2005 tarihinden itibaren 48.032,00 TL maddi, 24.016,00 TL manevi tazminatın, dava tarihinden işleyecek reeskont faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece; manevi tazminat talebinin reddi, maddi tazminat talebinin talebe bağlı olarak kabulü ile 48.032,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalı taraftan tahsili yönünde hüküm kurulmuş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinin kendisine tebliğ edilmediğini, savunma hakkının kısıtlandığını ileri sürmektedir.Dava dilekçesinin davalıya Tebligat Kanunu’nun 17. maddesi gereğince tebliğ edildiği ve yargılamanın davalının yokluğunda yapılıp sonuçlandırıldığı anlaşılmaktadır.Tebligat Kanunu’nun 17.maddesi ve Tebligat Tüzüğü’nün 23. maddesine göre; belli bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler, o yerde bulunmadıkları takdirde tebliğ aynı yerdeki daimi memur veya müstahdemlerinden birine, meslek veya sanatını evinde icra edenlerin memur ve müstahdemlerinden biri bulunmadığı takdirde aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılır.Davalıya dava dilekçesinin tebliği için çıkartılan davetiye parçasında; muhatabın, tevziat saatlerinde o yerde bulunmadığı yazılmamıştır.Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tüzüğün 23.maddesinde öngörülen şartlar yerine getirilmedikçe bu madde uyarınca yapılan tebligat geçerli sayılamaz.O halde, davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilip taraf teşkili sağlanmadan yargılama yapılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 16/02/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.