YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17003
KARAR NO : 2020/10778
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi Dr. … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde 13/11/2007-13/09/2010 tarihleri arasında ustabaşı olarak çalıştığını, işyerinde haftada 5 gün sabah saat 08:00’den akşam 18:00’a kadar , Cumartesi günü ise sabah 08:00’dan 13:00’a kadar çalışıldığını,davacının çalıştığı süre boyunca hiç yıllık izin kullanmadığını, dini bayram günleri hariç ulusal bayramlarda ve genel tatil günlerinde çalıştığını, aylık ücretinin de düzenli olarak ödenmediğini iş sözleşmesinin davacı işveren tarafından haklı nedenle feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinin davacının devamsızlığı sebebi ile 16/09/2010 tarihli ihtarname ile haklı feshedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında iş sözlemesinin kimin tarafından feshedildiği ve feshin haklı bir sebebe dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusudur.
Somut olayda davacı bir kısım işçilik alacaklarını tahsil edemediği için iş sözleşmesini kendisinin feshettiğini iddia ederek eldeki davayı açmış, davalı taraf ise iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle haklı feshedildiğini savunmuştur. Mahkemece davacının ücretlerinin düzensiz ödenmesi sebebiyle iş sözleşmesini haklı feshettiği sonucuna varılmıştır. Davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığının belirlenmesi için öncelikle iş sözleşmesini fesheden tarafın belirlenmesi, daha sonra bu feshin kıdem tazminatına hak kazandıracak bir fesih olup olmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. Somut olayda taraflar arasında davacının iş sözleşmesini feshettiğine dair yazılı bir belge yoktur. Davalı işveren ise, devamsızlık haklı sebebine bağlı olarak yazılı fesih bildiriminde bulunmuştur. Dosyada mevcut davalı işveren tarafından keşide edilen Samsun 5. Noterliğinin 16/09/2010 tarihli ihtarnamesinde, davacının iş sözleşmesinin 13 Eylül 2010 ile 16 Eylül 2010 tarihleri arasındaki günlerde işe devam etmemesi sebebiyle haklı feshedildiği ifade edilmekte olup, söz konusu ihtarname davacıya 22/09/2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı tarafça keşide edilen 22.09.2010 tarihli cevabi ihtarnamede ise, devamsızlığın sebebinin ‘iş sözleşmesinin 08.09.2010 tarihinde işveren tarafından 4857 sayılı Kanunun 17. maddesine göre feshi’ olduğu bildirilmiştir. Şu halde, dava tarihine kadar iş sözleşmesinin işverence feshedildiği noktasında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamasına rağmen, dava dilekçesinde iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı feshedildiğinin ileri sürülmesi halinde, bu iddiaya değer verilmesi mümkün değildir. Kaldı ki, cevabi ihtarnamede işverenin feshinden söz eden davacı işçinin daha sonra açtığı davada bu defa iş sözleşmesinin kendisi tarafından haklı feshinden söz etmesi çelişkili davranma yasağına da aykırı bir durumdur. Mahkemece, bu yönler dikkate alınmadan sözleşmeyi fesheden tarafta yanılgıya düşülmesi yerinde görülmemiştir. Sözleşmenin işverence feshedildiği dosya kapsamı ile sabit olup, bu feshin haklı bir nedene dayanıp dayanmadığının ayrıca ele alınması gerekmektedir.
Davalı işveren iş sözleşmesinin devamsızlık sebebiyle feshedildiğini savunarak, buna ilişkin tutanakları sunmuş, davalı tanıkları da devamsızlık olgusunu doğrulamıştır. Keza davacı işçi hak ettiği kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödenmediği işten haksız çıkartıldığı iddiası ile Bölge Çalışma Müdürlüğüne şikayette bulunmuş, yapılan inceleme sonucunda işçinin iş sözleşmesinin işverence devamsızlık sebebi ile feshedildiği, feshin haklı olduğu da tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, iş sözleşmesinin işverence feshedildiği ve haklı feshin ispat edildiği açık olup, davacının ispat edilemeyen kıdem tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.