YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/2634
KARAR NO : 2020/14479
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı vekilince istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 03/11/2020 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına vekili Avukat … geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili, davacının davalıya ait hastanede fizik tedavi doktoru olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin 03.11.2013 tarihinde feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, milli bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, aylık ücretinin net 10.000,00 TL olup 2012 yılı 7 inci ayından itibaren aylık ücretlerinin, 8 inci ayından itibaren hakedişlerinin ödenmediğini, 27 günlük yıllık izin alacağının bulunduğunu iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer bazı işçilik alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının hakediş usulü ile çalıştığından aylık 10.000,00 TL ücret aldığı kabulüne göre karar verilemeyeceğini, hastanenin 16.09.2013 tarihinde kapandığını, davacının ise 11.09.2013 tarihinde başka bir hastanede çalışmaya başladığını beyanla davanın reddini istemiştir.
Bozma ilamına uyan Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının fiilen çalışmadığı dönemin işçilik alacaklarının hesaplanmasında dikkate alınıp alınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Dosya kapsamına göre davacının kayden 25.11.2009-03.11.2013 tarihleri arasında uzman doktor olarak çalıştığı, davalıya ait hastane işyerinin Valilik oluruna istinaden 17.09.2013 tarihi itibariyle faaliyetinin süresiz olarak durdurulduğu anlaşılmaktadır. Davacının sigortalı hizmet cetveline göre 11.09.2013 tarihinde başka bir işyerinde işe başladığı anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının 10.09.2013 tarihinden kayden fesih tarihi olan 03.11.2013 tarihine kadar işyerinde fiili çalışması bulunmadığından bu dönem işçilik alacaklarının hesaplanamasında dikkate alınmaması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacının fazla mesai yapıp yapmadığı ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışıp çalışmadığı ve hesaplama yöntemi konusunda ihtilaf bulunmaktadır.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda fazla mesai ücreti ile ulusal bayram genel tatil çalışma ücreti tanık anlatımlarına göre belirlenmiştir.
Bilindiği üzere Genel Sağlık Sigortası (GSS) Türkiye’deki sosyal güvenlik kurumları olan Emekli Sandığı, Bağkur, Sosyal Sigortalar Kurumu (SSK), Yeşilkart’ı tek bir çatı altında, GSS çatısı altında toplamayı hedeflemiştir. Medula bu çalışmanın bilişim ayağıdır. Devlet hastaneleri, özel hastaneler, üniversite hastaneleri, diyaliz merkezleri ve daha bir çok sağlık kuruluşunun verdikleri hizmet, kullandıkları tıbbi malzeme ve ilaçların bedelinin geri ödeme kurumu tarafından ödenmesi için GSS Medula web servislerini kullanmaları gerekmektedir. GSS Medula web servisleri aracılığıyla hak sahipliği ve sözleşme doğrulama yani povizyon alma hizmeti alınmakta ve böylece hasta kabul, muayene ve tedavi ve sevk işlemleri yapılabilmektedir.
Davacının doktor olarak davalıya ait özel hastanede hakediş usulü çalıştığı taraflar arasında ihtilafsızdır. Bu itibarla davacının görev yaptığı departmana ait istek dönemini kapsayan SGK Medula Sistem kayıtları getirtilmeli, bu kayıtlardan davacının çalıştığı gün ve saatlerin tespitinin mümkün olup olmadığı belirlenmeli, çalışma gün ve saatlerinin tespiti mümkün ise fazla mesai süresi ve çalıştığı ulusal bayram ve genel tatil günlerinin sayısı bu kayıtlara göre belirlenerek hesaplanmalı; davacının performansına, baktığı hasta sayısına, yaptığı tıbbi işlemlere göre miktarı değişen hakediş usulü ile çalışması nedeni ile yaptığı fazla mesainin zamsız kısmını hakediş sureti ile belirlenen ücretin içinde aldığı, sadece %50 zamlı kısmını almadığı sözkonusu olduğundan sadece %50 zamlı kısmı ve çalışmış ise hesap edilecek ulusal bayram ve genel tatil ücreti, davacının temyizi bulunmadığı dikkate alınarak ve davalı yararına oluşan kazanılmış haklar ihlal edilmeden hüküm altına alınmalıdır.
Aksi halde yani Medula Sistem kayıtlarından davacının çalıştığı gün ve saatlerin tespitinin mümkün olmaması halinde ise dosyada mevcut bilirkişi raporunda %150 zamlı saat ücretine göre hesap edilen fazla mesai ücretinin yukarıda belirtildiği üzere davacı hakediş usulü çalıştığından sadece %50 zamlı kısmını talep edebilecek olduğu gözetilerek karar verilmelidir. Ulusal bayram ve genel tatil ücreti bakımından ise şimdiki gibi hüküm kurulmalıdır.
Ayrıca Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda her yıl 365 gün için fazla çalışma ücreti hesaplanmıştır. Davacının yıllık izin kullandığı dönemler ile hafta tatilleriyle bayram ve genel tatillerde çalışmadığı günler için de fazla çalışma ücreti hesabı yapılması hatalı olmuştur. Fazla çalışmadan yapılan taktiri indirim anılan günlerde çalışmamanın karşılığı değildir.
Kabule göre de mahkemece ilk kararda fazla mesai alacağı olarak net 19.006,53TL hüküm altına alındığı,bu kararın davalı tarafından temyiz edilmesine rağmen davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilmeksizin bozmadan sonra fazla mesai alacağının net 43.543,78 TL olarak hüküm altına alınması hatalıdır.
5-Ücret alacağı bakımından bozma öncesi hükme esas alınan bilirkişi raporunda hakediş alacağı 75.858,00 TL, kalan ücret alacağı 56.287,00 TL ile bunun yanında Temmuz 2012 döneminde ödenmeyen 4.000,00 TL, Ağustos 2013 döneminde ödenmeyen 6.000,00 TL, Eylül-Ekim 2013 dönemi ödenmeyen 20.000,00 TL alacaklarının da eklenmesi ile hakediş ve maaş alacağının 162.145,00 TL olduğu belirlenmiştir. Bozma sonrası mahkeme gerekçesinde davacının banka kayıtları ile 2012 Temmuz ayı ücretinin tamamen ödendiği ve bu ayın mahsup edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen bozma öncesi hesaplamaya dahil edilen 4.000,00 TL nin mahsup edilmeden hakediş ve maaş alacağının bozma öncesi gibi hüküm altına alınması hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.