Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/30943 E. 2020/14326 K. 03.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/30943
KARAR NO : 2020/14326
KARAR TARİHİ : 03.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 03/07/2008-18/08/2014 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığı, fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığı halde ücretinin ödenmediği, ödenmeyen işçilik alacaklarını talep etmesi üzerine işverenin baskısı ile gerçek iradesini yansıtmayan istifaya zorlandığı iddiası ile kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma, hafta ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatına hak kazanıp kazanmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dava dilekçesinde davacının fazla çalışma, hafta ve genel tatil çalışması yaptığı halde ücretinin ödenmediği, ödenmeyen işçilik alacaklarını talep etmesi üzerine işverenin baskısı ile gerçek iradesini yansıtmayacak şekilde istifaya zorlandığı iddia edilmiş, davalı ise davacının kendi hür iradesi ile istifa ederek işten ayrıldığını savunmuştur. Mahkemece, ispat yükü kendisine düşen işverenin haklı fesih nedenlerini ispatlayamadığı, davacı işçinin genel tatil ücreti alacaklarının ödenmemesi haklı nedenine dayanarak iş akdini feshettiği gerekçesi ile kıdem tazminatı alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ne var ki, dosya kapsamında yer alan 05/08/2014 tarihli istifa dilekçesine göre davacı “02/07/2008 tarihinden itibaren şirketinizde çalışmaktayım. Halen sürdürmekte olduğum satış danışmanlığı görevimden 18/08/2014 tarihi itibariyle kendi isteğimle istifamın kabulünü rica ederim” beyanı ile işten ayrılmıştır. Davacı tanıkları davacıdan duyumlarına göre aşırı çalışma ve işlerin yoğunluğu sebebiyle davacının istifa ettiğini beyan etmişler, davalı tanığı ise davacının başka firmada iş bulduğu için ayrıldığını beyan etmiştir. Dosya kapsamı hizmet döküm cetveli ve işe giriş bildirgesine göre davacının 18/08/2014 tarihinde Çelik Motor A.Ş. isimli işyerinde işe girişinin yapıldığı ve burada çalıştığı anlaşılmıştır.
Dava dilekçesinde davacının işçilik alacaklarını talep edince gerçek iradesini yansıtmayan istifaya zorlandığı iddia edilmekle birlikte, davacı tarafından işverene verilen istifa dilekçesinde haklı fesih sebebi sayılabilecek her hangi bir sebep ileri sürülmemiştir. Her iki davacı tanığı da davacıdan önce işyerinden ayrılan kişiler olup beyanlarında birlikte çalıştıkları dönemde işlerin yoğun olduğu ve işverence çözüm getirilmediğinden davacının istifa ettiğinden bahsedilmiş olmakla birlikte, fesih tarihi itibariyle işverenin hangi tutum ve davranışları ile davacının fesih iradesinin işverence sakatlanarak istifaya zorlandığı ispatlanmış değildir.
Hal böyle olunca, sebep bildirmeden istifa ederek işten ayrılmak suretiyle iş sözleşmesini fesheden davacının kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.