Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/12618 E. 2012/14014 K. 13.06.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12618
KARAR NO : 2012/14014
KARAR TARİHİ : 13.06.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Diğer temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Suç tarihinde üzerinde kimlik çıkmayan sanığın beyan ettiği kimlik bilgilerine göre dosyadaki tüm ifade ve tutanakların düzenlenmesi, Mersin Nüfus Müdürlüğünün bu bilgilere göre nüfus kaydını çıkartamaması, Uyap’tan da kimlik numarası olmadan mevcut kimlik bilgilerine göre nüfus kaydına ulaşılamaması dikkate alındığında sanığın bildirdiği nüfus bilgilerinin doğru olmadığı anlaşılmakla; öncelikle sanığın gerçek kimlik bilgilerinin tespit edilip nüfus kayıt örneğinin ve adli sicil kaydının çıkartılması zorunluluğu,
Kabule göre de;
1-Sanığın evden suça konu eşyalarla çıkıp aynı mahallede ancak başka bir yerde şüphe üzerine ve kimliği olmaması nedeniyle kollukça yakalanması, müştekinin bir kısım eşyalarının sanığın üzerinden çıkıp bir kısmının ise çıkmaması, bu eşyaların bulunamayıp iade de edilmemesi, kesintisiz bir takibin de söz konusu olmaması hususları dikkate alındığında; suçun tamamlanmış olduğu düşünülmeyerek 765 sayılı TCK’nın 62. maddesi gereğince teşebbüsten uygulama yapılması,
2-5237 sayılı TCK’nın 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3 maddesi uyarınca, sanık yararına olan hüküm, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK’nın ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar birbiriyle karşılaştırılmak suretiyle bulunacağından, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık, geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve şikayet de bulunduğu için mala zarar verme suçlarını da oluşturan eylem nedeniyle hırsızlık dışındaki suçlar yönünden uzlaşma müessesesini düzenleyen CMK’nın 253-254. maddeleri gereğince uygulama yapılıp sonucuna göre, her iki yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenip uygulama yapılması gerekirken, yazılı şekilde eksik ve denetime imkan vermeyecek biçimde hüküm kurulması,

3-Karar başlığına CMK’nın 232/2-c. maddesine aykırı olarak suç yerinin ve suçun işlendiği zaman diliminin yazılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 13.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.