YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6999
KARAR NO : 2020/7449
KARAR TARİHİ : 23.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; müvekkilinin murisinin, 30.04.2011 tarihinde vefat ettiğini ve geriye mirasçı olarak sadece müvekkilinin kaldığını, murisin … ilçesi, … Mah. 2029 ada 22 parsel sayılı yerde 1/3 hissesinin müvekkiline intikal ettiğini, davalının tapuda hissesinin bulunmadığını, müvekkilinin murisinin ölüm tarihi olan 30.04.2011 tarihinden itibaren davalının hiçbir hakka dayanmaksızın dava edilen taşınmazı fiilen kullandığını ve herhangi bir ödemede yapmadığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 30.04.2011- 23.07.2014 arasında şimdilik 2.000.00 TL ecrimisil bedelinin her aya ilişkin olduğu ayın sonundan itibaren yasal faiziyle birlikte taşınmaz üzerindeki müvekkilinin hissesi oranınca davalıdan alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne 30.04.2011- 23.07.2014 arasında toplam ecrimisil bedeli 16.363,42 TL’nin her aya ilişkin bedelin o ayın sonundan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. Hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin yerinde olmayan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Her ne kadar davacı vekili fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 2000 TL ecrimisil bedelinin her aya ilişkin olduğu ayın sonundan itibaren yasal faiziyle tahsilini talep etmiş ve Mahkemece 16.363,42 TL ecrimisilin her aya ilişkin bedelin o ayın sonundan itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş ise de, ecrimisil alacaklısı için yıllık dönem sonlarından itibaren faize hükmedilmesi gerektiği halde mahkemece aylık faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi faiz yönünden verilen karar infaza elverişli değildir. Mahkemece herbir dönem için hesaplanan ecrimisil miktarı ve faiz başlangıç tarihleri gösterilerek karar verilmesi gerekir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden bozma sebebi yapılmamış, hükmün aşağıda belirtilen kısmının HUMK’un 438/7. (HMK 370) maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle reddine, yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. bendinde geçen “16.363,42 TL haksız işgal tazminatının” ifadesinden sonra gelen “her aya ilişkin bedelin o ayın sonundan itibaren” ifadesi çıkarılarak yerine “385,00 TL’sinin 29.3.2012 tarihinden itibaren, 426,27 TL’sinin 29.3.2013 tarihinden itibaren, 442,21 TL’sinin 29.3.2014 tarihinden itibaren, 477,10 TL’sinin 23.7.2014 tarihinden itibaren,” ifadesinin eklenmesine, Yerel Mahkeme hükmünün 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollaması ile HMK’nin 304. maddesi 1086 sayılı HUMK’un 438/7. fıkrası gereğince düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 23.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.