Yargıtay Kararı 3. Ceza Dairesi 2020/8042 E. 2020/12330 K. 01.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/8042
KARAR NO : 2020/12330
KARAR TARİHİ : 01.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli, 2018/17-339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm tarihinde Eskişehir H Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve 01/03/2016 tarihli celsede duruşmalardan bağışık tutulma talebinde bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nin 196/1. maddesinde yer alan “Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın duruşmalardan bağışık tutulup tutulmayacağına ilişkin herhangi bir karar verilmeksizin, hüküm duruşmasına getirtilmeyen ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeyen sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 196. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
2) Sanık hakkında “Kasten Yaralama” suçundan yapılan yargılamaya ilişkin olarak, katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin Adli Tıp Kurumu Eskişehir Şube Müdürlüğünce düzenlenen ve hükme esas alındığı anlaşılan 27/11/2015 tarihli raporda, “İşlev kaybı yönünden tedavi bitiminde tedavi gördüğü Ortopedi Uzmanından kalıcı bir sekel husule gelip gelmediği husule geldiyse derecesinin tespiti sonucu değerlendirileceğini belirtir rapordur.” şeklindeki açıklamaya yer

verilmesi karşısında; katılanın, tüm tedavi evrakları, film ve grafileri ile geçici ve kesin raporları ile birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğüne sevki sağlanarak, yapılacak muayenesini müteakip meydana gelen yaralanmasının organ işlevinin sürekli zayıflaması veya yitirilmesi niteliğinde olup olmadığı hususunun tespitine yönelik, 5237 sayılı TCK’nin 86. ve 87. maddelerinde belirtilen ölçütlere göre rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerektiği gözetilmeksizin yetersiz rapora istinaden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
3) Sanık hakkında hükmedilen hapis cezaları yönünden; Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası yönünden; 28/06/2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 81. maddesi ile 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesinde; “Hükümlü, tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse, Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek, hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verilir. Günlük çalışma süresi, en az iki saat ve en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirlenir. Hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması hâlinde, çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmın tamamı açık ceza infaz kurumunda yerine getirilir.” şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde verilen adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi gereğince sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına, 01/10/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.