Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2020/5977 E. 2020/10272 K. 26.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/5977
KARAR NO : 2020/10272
KARAR TARİHİ : 26.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; hırsızlık suçunun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-) Suça sürüklenen çocuğun haklarında yaş büyüklüğü nedeniyle evrakı tefrik edilen sanıklar Yusuf ve Sinan ile birlikte Türk Telekom’a ait yedi adet telefon direğini keserek kamyonete yükledikleri sırada ihbar üzerine jandarma görevlilerince olay yerinden ayrılmadan yakalandıklarının anlaşımış olması karşısında hırsızlık eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeden yazılı şekilde tamamlanmış suçtan hükümler kurulmak suretiyle sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
2-) Suça sürüklenen çocuğun, Yoncalı mahallesinde bulunan Türk Telekom A.Ş.’ye ait telefon direklerini keserek çalmasından bahisle, mala zarar verme ve hırsızlık suçlarından mahkumiyetlerine karar verilmiş ise de; hırsızlık suçunun konusu olan telefon direği ile mala zarar verme suçunun konusunun aynı olması ve korunan hukuki yararın tek olması karşısında, ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı gözetilmeden suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan beraat kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Kabul ve uygulamaya göre de:
Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde 18 yaşını tamamlamamış olması ve daha önce hapis cezasına mahkum edilmediğinin anlaşılması karşısında; mala zarar verme suçundan kurulan hükümde 5237 sayılı TCK’nın 50/3. maddesi gereğince, hükmedilen kısa süreli hapis cezasının aynı Kanunun 50/1. maddesinde öngörülen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle istem gibi BOZULMASINA, 26.10.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.