YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3274
KARAR NO : 2013/6728
KARAR TARİHİ : 09.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların sürücüsü ve işleteni olduğu aracın, 24.10.2011 tarihinde neden olduğu trafik kazası sonucunda müvekkiline ait aracın hasar gördüğünü belirterek araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle 10.000,00 TL tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar ise, müvekkili sürücünün meydana gelen olayda kusurunun bulunmadığını, davacının kusurlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşladır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; “…davanın kısmen kabulü ile 6.484,37 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 24.10.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine…” karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece, toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davalılar vekilinin, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2-Davalılar vekilinin diğer temyiz itirazına gelince; dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK.nun 74. ve 6100 sayılı HMK.nun 26. maddesi (Taleple bağlılık ilkesi) hükmü gereğince hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Somut olayda; dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmamıştır. Buna rağmen, mahkemece, hükmedilen tazminata faiz uygulanmasına karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının faiz talebi olmadığı için faize karar verilmemesi gerekirken, yukarıda açıklanan yasa maddelerine aykırı biçimde talep aşılarak hüküm kurulması bozmayı gerektirirse de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 6100 Sayılı H.M.K.nun geçici 3/2.maddesi delaletiyle, HUMK.nun 438/7.maddesi uyarınca, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ; Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının ilk bendinde yer alan “…haksız fiil tarihi olan 24/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte…” biçimindeki tümcenin hükümden çıkarılmasına ve hükmün davalılar yararına bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.