YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10946
KARAR NO : 2020/10432
KARAR TARİHİ : 29.06.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5809 ve 5607 sayılı Yasalara muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
I) Sanık … hakkındaki 5809 sayılı Kanun uyarınca verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
İncelemeye konu dosya kapsamı ve sanığın aşamalardaki beyanlarında, bahse konu cep telefonlarının klonlanmış olup olmadığı konusunda bilgisi olmadığını beyan etmesi karşısında, savunmanın aksine, suça konu cep telefonlarının elektronik kimlik bilgilerinin sanık tarafından değiştirildiğine dair cezalandırılmasına yeterli delil bulunmadığı cihetle sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
II)Sanık … hakkındaki 5607 sayılı Kanun uyarınca verilen hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
İncelemeye konu dava dosyası ile aynı gün incelenerek bozulmasına karar verilen Alaaddin Gülşen, Veysi Tacer, Ahmet Bediroğlu ve Ahmet Öztürk’e ilişkin Dairemizin 2019/10067 Esas sırasında kayıtlı aynı mahkemenin 2012/3508 Esas, 2015/56 Karar sayılı dava dosyasının arasında hukuki ve fiili irtibat olduğu gözetilerek birleştirilmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesinin gerekmesi,
Kabule göre ise;
Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62.maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321.maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 29.06.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.