Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/24700 E. 2012/29544 K. 24.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24700
KARAR NO : 2012/29544
KARAR TARİHİ : 24.12.2012

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan aldığı kredi kartı borcunu ödeyemediği için aleyhine icra takibi yapıldığını, ancak davalı bankanın icra takibinde fahiş olarak %99,84 oranında faiz uyguladığını ileri sürerek talep edilen %99,84 faiz oranının iptalini, yeni bir icra dosyası kapak hesabı yapılarak borcunun tespitini istemiştir.
Davalı, talep edilen faiz oranının sözleşmeye uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının icra dosyasındaki takip konusu borcunun asıl alacağına icra takip tarihinden davacının yeniden yapılandırma ilk taksit ödeme tarihi olan 23.6.2006 tarihine kadar yıllık %99.84 oranından, bu tarihten sonra ise 5464 sayılı yasa gereği T.C. Merkez Bankasınca ilan edilen faiz oranlarının tatbik edilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı eldeki davada davalı tarafından talep edilen %99.84 faiz oranının iptalini, yeni bir kapak hesabı yapılarak takibin iptalini istemiş olup, davacının bu talebinin borç miktarının tespitini içerdiği de anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacının borçlu olduğu miktarın net ve açık bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Öte yandan hükmün açık ve tereddüte yer bırakmayacak biçimde kurulması gerekir. Mahkemece kurulan hükümde, davacının hangi miktarda borçtan sorumlu olduğu belertilmediği gibi, icra takip dosyasındaki asıl alacağın 23.6.2006 tarihinde ulaştığı miktarda belirlenmemiştir. Kurulan hüküm infazda tereddüt yaratacak niteliktedir. Mahkemece belirlenen miktarın 23.6.2006 tarihine kadar faiz uygulanarak 23.6.2006 tarihinde ulaştığı miktarın açık ve net bir şekilde karar yerinde gösterilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken, infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın BOZULMASINA, 2 numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 18.40 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.