YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4042
KARAR NO : 2020/5119
KARAR TARİHİ : 06.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili, davalı ….Şti. vekili ve davalı …. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
– K A R A R –
Davacı vekili, davalılardan …’nın 06/05/2009 günü sevk ve idaresindeki diğer davalı …. Şti’ ne ait araçla müvekkilinin sevk ve idaresindeki araca çarparak ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu belirterek, şimdilik ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müştereken ve müteselsilen 10.000.00-TL maddi, 50.000.00-TL manevi tazminat talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri ayrı ayrı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/05/2013 tarihli 2012/10280 Esas 2013/8596 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Mahkemece, bozmaya uyularak toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, maddi tazminat talebinin kabulüne,256.679,90 TL maddi tazminatın davalılardan sigorta şirketi için dava tarihinden ve poliçedeki teminat miktarı ile sınırlı olmak üzere, diğer davalılardan haksız fiil tarihi olan 06/05/2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi
tazminatın haksız fiil tarihi olan 06/05/2009 tarihinden itibaren işlemiş yasal faiziyle davalılar … ve … alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş; hüküm,davalı … vekili, davalı ….Şti. Vekili ve davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,7251 sayılı yasa ile HMK’nun 177/2 maddesinde yapılan değişiklik gereği bozmadan sonra tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğine göre, davalılar vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 13/05/2013 tarihli 2012/10280 Esas 2013/8596 Karar sayılı bozma ilamı ile hükmedilen manevi tazminat yönünden bozma kararı verilmeyerek davacı ve davalı taraf yönünden kesinleşmiştir. Bozma ilamına uyulduktan sonra yapılan yargılamada bozma ilamı ile kesinleşen yönler bakımından yeniden karar verilmesi ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
3- 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 99. maddesi ile Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesi gereğince trafik sigortacısının zarar giderim yükümlülüğünün sigorta limiti dahilinde olduğu belirtilmiştir. Zorunlu mali sorumluluk sigortacısı limit dahilinde zararı gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumludur. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen maddi tazminat miktarına ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumludur.
Mahkemece, davalı … Anonim Türk Sigorta Şirketi yönünden sorumluluğun poliçe limiti ile sınırlı tutulduğu belirtilmiş ise de sorumluluğunun ne kadar olduğunun hükümde açıkça belirtilmesi gerekmekte iken infazda tereddüte yol açacak şekilde miktar (125.000 TL) belirtilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1)nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin ayrı ayrı sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenler ile davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılara geri verilmesine, 06/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.