YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/2762
KARAR NO : 2021/11254
KARAR TARİHİ : 27.12.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirilmesi, 6136 sayılı Kanuna muhalefet 19.11.1999 (…, …),
20.11.1999 (…), 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçu yönünden;
21.11.1999 (…),
Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya El değiştirilmesi suçu yönünden; 20.11.1999 (…, …, …)
Hüküm : Yeniden yargılama talebinin reddi, önceki hükmün
aynen onaylanmasına ilişkin karar
… 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.03.2017 tarih, … Karar sayılı yeniden yargılama sonucunda sanıkların kesinleşen mahkumiyet hükmünün onaylanmasına ilişkin ek karar, sanıklar müdafi tarafından temyiz edilmekle;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Örgüt üyeliği suçu temadi eden suçlardan olup yakalamayla temadi kesileceğinden suç tarihinin “19.11.1999” ve “20.11.1999” yerine “1993 ve 1999 yılları arası”, yine tehlikeli maddelerin izinsiz bulundurulması ve 6136 sayılı kanuna muhalefet suçlarının bu malzemelerin bulundukları tarihler olan “20.11.1999” ve “21.11.1999” yerine “1993 ve 1999 yılları arası” olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.
I-Yargılamanın Yenilenmesi
A)Genel Olarak:
Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır.
Kesin hüküm; doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adli hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması bu şekilde maddi gerçeğe ulaşılabilmesi “olağanüstü kanun yolu” ile mümkün olabilecektir.
“Bu yolun istisnai olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün” temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir.” (Yenisey-Nuhoğlu, CMK 4. baskı 962. syf.)
Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi, diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar.
İstisnai nedenlerle yargılamanın yenilenmesine karar verildikten sonra yapılacak yargılamada izlenecek yol; yeni bir yargılamada olduğu gibi deliller toplanabilir. Re’sen araştırma ilkesi sonucu olarak yenilenme sebebine bağlı olmaksızın başvuruda belirtilen delillerin dışında da delil toplanabilir. Toplanan deliller karar yerinde tartışılıp suçun ne şekilde işlendiği açıklanmalı, mevcut deliller irdelenmeli, delillerle sonuç arasında bağ kurulmalı, bir başka deyişle bu delillerle önceden bu sonuca varıldığı anlatılmalı, suçun nitelendirilmesi yapılarak yenilenen yargılamanın daha önce yapılıp bitirilen yargılama sonucunda ulaşılan sonuçları değiştirecek bir yenilik getirip getirmediği duraksamaya yer vermeyecek biçimde açıkça gösterilmelidir (Ünver- Hakeri CMK şerhi).
Yargılamanın yenilenmesinin istisnai kanun yolu olduğu Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 Esas, 2014/121 sayılı kararında, “Yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebini dikkate alınması söz konusu olmayacaktır.” şeklinde vurgulanmıştır.
B)Yasal Düzenleme:
Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi nedenleri CMK’nın 311. maddede tek tek sayılmıştır.
(1)Kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava, aşağıda yazılı hâllerde hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür:
a)Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahteliği anlaşılırsa.
b)Yemin verilerek dinlenmiş olan bir tanık veya bilirkişinin hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine kasıt veya ihmal ile gerçek dışı tanıklıkta bulunduğu veya oy verdiği anlaşılırsa.
c)Hükme katılmış olan hâkimlerden biri, hükümlünün neden olduğu kusur dışında, aleyhine ceza kovuşturmasını veya bir ceza ile mahkumiyetini gerektirecek biçimde görevlerini yapmada kusur etmiş ise.
d)Ceza hükmü hukuk mahkemesinin bir hükmüne dayandırılmış olup da bu hüküm kesinleşmiş diğer bir hüküm ile ortadan kaldırılmış ise.
e)Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkum edilmesini gerektirecek nitelikte olursa.
f)Ceza hükmünün, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlâli suretiyle verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması. Bu halde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.
(2)Birinci fıkranın (f) bendi hükümleri, 04.02.2003 tarihinde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararları ile, 04.02.2003 tarihinden sonra Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvurular üzerine verilecek kararlar hakkında uygulanır.
Geçici Madde 2 – (Ek: 11.4.2013-6459/21 md.)
(1) İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle bir ceza hükmünün verildiğini tespit eden Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararlarından, 15.6.2012 tarihi itibarıyla Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde denetlenmekte bulunanlar bakımından bu Kanunun 311’inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uygulanmaz. Bu durumda olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ay içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilirler.
Görüldüğü üzere, yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden birisi de “ceza hükmünün, insan hakları ve ana hürriyetleri korumaya dair sözleşmenin veya ekli protokollerinin ihlali sureti ile verildiğinin ve hükmün bu aykırılığa dayandığının, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması” dır. (m.311/1-f )
Bu hâlde yargılamanın yenilenmesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde istenebilir.
CMK’nın 11.04.2013 tarih, 6459 sayılı Kanunla eklenen geçici 2. maddesi gereğince “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlalin tespitine dair kesinleşmiş kararlardan 15.06.2012 tarih itibariyle Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi önünde denetlenmekte bulunanlar bakımından CMK 311/2. fıkra uygulanmayacaktır.
Yenilenme talebinde bulunabilmek için cezanın infaz edilmemiş olması ya da hükümlünün sağ olması şart değildir. Yargılamanın yenilenmesi isteminde hükümlünün bulunabileceği gibi, sağ olmaması halinde eşi, üst veya alt soyu, kardeşleri, şayet bu kişiler mevcut değilse Adalet Bakanı talepte bulunabilir.
Somut davada yenilenme nedeni, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile sözleşmenin 3 ve 6/1 maddesi kapsamında işkence yasağı ve adil yargılanma ilkesinin ihlal edildiğine ilişkin tespittir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde;
… 2 Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesinin 29.05.2000 tarih ve … Karar sayılı kesinleşmiş kararında, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından sözleşmenin 3 ve 6/1 maddesinde düzenlenen “adil yargılanma ilkesi” ile “işkence yasağının” ihlal edildiği belirtilerek ihlal kararı verilmesi üzerine, hükümlüler müdafi tarafından verilen yargılamanın yenilenmesi talebinin … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.04.2008 tarihli kararıyla kabul edildiği, yapılan yargılama sonucunda başvurunun CMK’nın 311/2 maddesinde belirlenen şartı taşımadığı kabul edilerek talebin reddine karar verildiği, 30.04.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı yasanın 21. maddesi ile eklenen geçici 2. maddesinde yer alan düzenlemeye bağlı olarak sanıklar müdafinin tekrar yeniden yargılama talepli dilekçe sunduğu, … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2013 tarih ve 2013/546 değişik iş sayılı kararıyla talebin reddine karar verildiği, itiraz üzerine … 12 Ağır Ceza Mahkemesinin 28.08.2013 tarih ve 2013/189 değişik iş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verilerek hükmün kesinleştiği, daha sonra KYB yoluna başvurulduğu, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 23.10.2014 tarih ve… Karar sayılı kararıyla … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/08/2013 tarih ve 2013/189 değişik iş sayılı kararının bozulmasına karar verildiği, akabinde … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.01.2015 tarih ve 2015/21 değişik iş sayılı kararıyla … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2013 tarih ve 2013/546 değişik iş sayılı kararı ve … 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 28/08/2013 tarih ve 2013/189 değişik iş sayılı kararlarının kaldırılarak yeniden yargılama talebinin kabulüne karar verildiği, … 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde 07.03.2017 tarihli kararında özetle; “müteveffa sanık …’nın evinde yapılan aramada ele geçirilen diğer sanıklar …., ve …’ ın da içinde yer aldıkları örgüt şemasının sanığın eli ürünü olduğuna dair ekspertiz raporu, sanıkların evlerinde yapılan aramalardan bomba imalinda ve patlatmasında kullanılacak kimyasal madde ve elektronik malzemelerin ele geçmesi, sanık Fazlı Bostan’ın evinde ele geçen uzun namlulu kaleşnikof marka 6136 sayılı Kanuna muhalefet eder nitelikteki ruhsatsız tüfeğinin sanık … ….’a ait olduğunun sabit olması, yine evinde ele geçirilen kitap ve diğer dökümanlar nazara alındığında sanıkların mahkumiyetlerine karar verilen suçların sabit olduğu, sanıkların emniyette göz altında bulundukları sırada işkence görmüş olmalarının tek başına üzerlerine atılı suçları işlemediklerine kanıt oluşturmayacağı, daha sonra ikametlerinde yapılan aramalarda ele geçirilen delillerin mahkumiyet hükmü tesis edilerek kesinleşmiş suçlarına somut kanıt oluşturduğu” gerekçesiyle önceki mahkeme hükmünün onaylanmasına karar verildiği anlaşılmakla;
Yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilerek yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip sanıkların suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezaları azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 27.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.