Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/4095 E. 2021/4604 K. 31.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4095
KARAR NO : 2021/4604
KARAR TARİHİ : 31.05.2021

MAHKEMESİ : ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Aksaray 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 03.12.2019 tarih ve 2018/194 E. – 2019/303 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacıya yönelik 30.04.2014 tarihli 325.000.- TL bedelli temlik senedine dayalı takip başlattığını, ancak davacının böyle bir borcu bulunmadığını, icra takibinin hangi alacağı kapsadığının anlaşılamadığını, davacının takip konusu alacağı temlik eden dava dışı Ant Alt Yapı Ltd. Şti. ile ticari ilişkisinin bulunduğunu, ancak bu ticari ilişki nedeniyle olan borcun ödendiğini iddia ederek davacının icra takip dosyasından borcu olmadığının tespitine, % 20 oranında kötü niyetli takip tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davadışı temlik eden şirketten olan alacağının tahsili amacıyla takip dayanağı temlik sözleşmesinin yapıldığını, davacının dilekçe ekine eklediği ödeme dekontlarından temlik eden şirketin ismine yapılmayan, temlik eden şirketle ilgisi bulunmayan gerçek kişilerin isimlerine yapılan ödemeleri kabul etmediklerini belirterek davanın reddi ile % 20 oranında tazminat istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporuna göre, davalının gerçek kişi olduğu ve ticari defterinin bulunmadığı, bu nedenle davacı ile davadışı temlik eden şirketin defterlerinin incelendiği, buna göre deftere kayıtlı faturalardan davacının banka havalesi yoluyla yaptığı ödemelerin mahsubu ile temlik eden şirketin temlik tarihi itibariyle davacıdan olan alacağının 138.742,15 TL olduğu, temlik tarihi itibariyle davalıya 186.257,85 TL fazla temlikte bulunulduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibe konan 325.000.- TL alacaktan, davacının borcunun 138.742,15 TL olduğunun ve davacının 186.257,85 TL’lik kısım için borçlu olmadığının tespitine, karar kesinleştiğinde, fazladan icra dosyasına yatmış olan 186.257,85 TL paranın istirdadına, alacak likit olmadığından tarafların inkar tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının yaptığı ödemelerin toplamı 1.396.352,71 TL olarak hesaplanmışsa da, bu ödemelerin bir kısmı davacının dava dilekçesi ve cevaba cevap dilekçesi ekine eklediği banka havalesi dekontlarından görüldüğü üzere … ve …’a yapılmış olup, bu kişiler davadışı temlik eden şirketin çalışanı ya da temsilcisi değildir. Bu durumda, mahkemece bu ödemelerin ne sebeple davacının borcundan mahsup edildiği açıklanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin tüm, davalının sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
31.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.