YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/7430
KARAR NO : 2011/9332
KARAR TARİHİ : 19.12.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanıkların, müşteki …’a karşı işledikleri hırsızlık suçu ile sanık …’ın, müşteki …’a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıklara yüklenen ve 765 sayılı TCK’nın 491/4 ve 492/1.maddelerinde düzenlenen hırsızlık suçlarının gerektirdiği cezanın, türü ve süresine göre 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık zamanaşımının suç tarihleri olan 11/01/2004 ve 17/01/2004 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ile … müdafiilerinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma sebebi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca sanıklar hakkında açılan kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
B-Sanık …’ın müşteki …’a karşı işlediği hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 sayılı TCK.nun 7/2 ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkacak sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilip, anılan Yasanın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 493/1,2-son maddelerinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu;
Sanığın suç tarihinde geceleyin, katılana ait 2 katlı evin alt katının pencere demirini kırarak alt kata girip burada bulunan odaların camlarını kırmak suretiyle odalara girdikten sonra, dışarı çıkarak temin ettiği 2,5 metre uzunluğundaki suni vasıta niteliğindeki kalası kullanmak suretiyle şahsi çeviklik göstererek ikinci katın balkonuna çıktığı, balkon kapısını zorlayarak açtığı ve içeri girdiği, alt kattan haksız olarak ele geçirdiği anahtar ile üst katın iki kapısını açarak buradan hırsızlık yaptığının anlaşılması karşısında; 765 sayılı TCK’nın kapsamında eylemin, 493/1,2-son maddelerine uyan hırsızlık suçunu oluşturduğu, yine sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1-b, 143. maddelerine uyan hırsızlığın yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4 ve 151/1. maddelerine uyan geceleyin konut dokunulmazlığını bozma ve mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu gözetilerek, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nın ilgili maddeleri uyarınca denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi zorunluluğu,
2-Hükümden sonra 08.02.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca ve bu maddenin 6.fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Yasanın 7.maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; hükmolunan cezanın tür ve süresine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 Sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmesine, 19.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.