YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/7064
KARAR NO : 2021/7009
KARAR TARİHİ : 09.12.2021
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 09.07.2020 tarih ve 2017/177 E. – 2020/171 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davacı şirket ile davalı şirket arasında 01.01.2006 tarihinde 31.12.2009 tarihinde son bulmak üzere sözleşme imzalandığını, bu kapsamda davalıya ait Diyarbakır Özel Veni Vidi Hastanesi, Özel Diyarbakır Hastanesi ve Tümsağ Tıp Merkezi’ne hastane otomasyonunda kullanılacak bilgisayar yazılımlarının kullanıcı lisansı yüklenmesi ve server ünite bağlanmasının kararlaştırıldığını, 2006 ve 2007 yıllarına ait lisanslama ücretlerinin ödendiğini, ancak Diyarbakır Özel Veni Vidi Hastanesi için 2008 yılında 50, 2009 yılında 50; Özel Diyarbakır Hastanesi için 2008 yılında 45, 2009 yılında 45, Özel Tümsağ Tıp Merkezi için 2008 yılında 12, 2009 yılında 12 kullanıcı lisansı karşılığı sözleşme gereği ödenmesi gereken ücretlerin davacıya ödenmediğini, ayrıca sözlü olarak anlaşılan 30.000,00 TL server bağlama ücretinin bakiye 10.000,00 TL’sinin ödenmediğini, sözleşmeden doğan toplam 532.330,00 TL’nin ödenmesi için karşı tarafa ihtarname gönderildiğini ve icra takibine girişildiğini, davalının takibe haksız itirazlarda bulunduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, yapılan itiraz haksız ve yersiz olduğundan, takip miktarının %40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili; davacının sözleşme gereği yüklendiği hizmetleri 2008 yılında yerine getirmediğini, işlerin aksamasına ve davalının zararına sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalı şirketten talepte bulunamayacağını, davacının kendi kusuru ile aktin ifasının imkansız hale geldiğini, temerrüt olmadığından faiz talebinin usule aykırı olduğunu, likit olmayan alacakla ilgili inkar tazminatının talep olunamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının 05.01.2009 tarihli cevabi ihtarı fesih mahiyetinde kabul edildiğinde bu feshin haklı olduğuna dair dosya kapsamında hiçbir belgeye rastlanmadığı ve bu nedenle feshin haksız olduğunun kabul edilmesinin gerektiği, davacının 2009 yılı lisans kullanım bedelini talep edebileceği ve 316.829,80.- TL asıl alacak ve 5.859,18.- TL işlemiş faiz olmak üzere 322.688,98.- TL üzerinden takibin devamının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne davalının Ankara 12. İcra Müdürlüğü’nün 2009/982 Esas sayılı takip dosyasında gerçekleştirdiği itirazın kısmen iptaline, 316.829,80.- TL asıl alacak, 5.859,18.- TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 322.688,98.- TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont faizi işletilmesine, hükmolunan 316.829,80.- TL’nin %40’ı olan 129.075,60.- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 20.665,19 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 09/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.