YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1798
KARAR NO : 2021/6762
KARAR TARİHİ : 13.10.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Birleşen … 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/140 E- 2014/124 K sayılı dosyası
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili ve asıl ve birleşen davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 10.04.2019 gün ve 2016/4728 E- 2019/4472 K sayılı ilamında “… haciz tarihinde dava konusu gayrımenkulün tapu resmi senedine göre davalı borçluya değil, asıl ve bileşen davada davalı …’e ait olduğunun anlaşılmasına göre ve mahkemece haciz tarihinde adreste borçlunun ikamet edip etmediğine dair resmi kayıtların dosya içerisine alınarak bu yönde gerekli araştırma yapılmadan dosyaya sunulan 16.08.2016 tarihli haciz tutanağının geçici aciz vesikası olarak kabul edilerek işin esasına girilip karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde asıl davanın kısmen kabulü ile … ili… ilçesi … mah. 7753 ada 1 parsel L Blok 1-2-3 nolu bağımsız bölümlerin davalı … tarafından davalı …’a devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya … 13. İcra Müdürlüğünün 2013/2466 sayılı dosyasındaki alacağının tahsili amacıyla bu taşınmazlar üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
Davalı …’e yönelik davanın reddine ilişkin karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
… ili … ilçesi … köyü 215 ada 3 parsel (590 parselin) davalı … tarafından davalı …’e devrine ilişkin tasarrufun iptali ile davacıya … 13. İcra Müdürlüğünün 2013/2466 sayılı dosyasındaki alacağının tahsili amacıyla bu taşınmaz üzerinde cebri icra yetkisi tanınmasına,
… ili … ilçesi … köyü 213 ada 1 parsel (592 parselin) davalı … tarafından davalı …’e devrine ilişkin tasarrufun iptali isteminin reddine;
Bu dosya ile birleşen … 10 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/140 124 EK sayılı dosyasındaki “… İli, Mendere İlçesi, 213 ada, 1 parselin(592 parsel) … tarafından davalı … … Akaryakıt Oto. Taş. Tur. İnş. Gıda San Tic. Ltd. Şti ne devreine ilişkin tasarrufun iptali isteminin reddine karar verilmiş, karar süresi içerisinde davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava İİK 277 ve devamına dayalı olarak açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278. maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279. maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
İİK.nun 282. maddesi gereğince iptal davaları borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötü niyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir.
Somut olayda; davacı davalı borçlu … aleyhine 15.08.2012 tanzim tarihli 1.700.000 TL bedelli çeke dayalı olarak … 13. İcra Müdürlüğü’nün 2013/2466 sayılı dosya ile icra takibine girişildiğini, takibin kesinleştiğini, davalı borçlu aleyhine Yargıtay 17 Hukuk Dairesi’nin bozma ilamından sonra davalı borçlunun bilinen adreslerine gidilen haciz tutanaklarının dosyaya ibraz edildiği, söz konusu haciz tutanaklarının İİK madde 105 kapsamında geçici aciz vesikası hükmünde olduğu, davalı borçlu adına kayıtlı… İlçesi, … Mah. 7753 ada, 1 parselde kayıtlı L Blok 1-2-3 nolu ahırların tamamının düşük bedel ile davalı …’a, … İli … İlçesi, … Köyü, 215
ada, 3 parsel (590 parsel) ile 213 ada, 1 parsel (592 parsel) davalı …’e, 213 ada 1 parselin … tarafından … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti’ne, … isimli İngiliz tayının da davalı …’e devredildiği anlaşılmıştır.
Bozma öncesinde verilen karar davalı … ve … tarafından temyiz edilmemesi sebebi ile kararın adı geçen davalılar aleyhine kesinleştiği anlaşılmıştır.
Mahkemece bozma sonrasında; … İli, … İlçesi, … köyü, 215 ada, 3 parsel yönünden davalı …’in davalı borçlu …’in kuzeni olması gerekçesi ile davanın kabulüne, 213 ada 1 parselde kayıtlı gayrımenkulün davalı borçludan davalı … …’e, ondan da davalı … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti ne devrine ilişkin tasarrufun ise; davalı … Akaryakıt Oto. Taş. Tur. İnş. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. yapılan devirde satış bedelinin taşınmazın tespit edilen değeri arasında misli fark bulunmadığı, satış tarihinden sonra satış bedeli açıklaması ile 224.000 TL’yi …’ gönderdiği bu hali ile ödeme iddiasının kanıtlandığı, bu parsel yönünden davacının talebini bedele dönüştürmeyip devir alan 4. kişiye karşı devam edildiği gerekçesi ile 213 ada 1 parsel yönünden red kararı verilmişse de bu parsel yönünden verilen karar dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.
Davalı borçlu …, at yetiştiriciliği yapmakta olup, dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davalı … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti yetkilisi dava dışı İsmet …’nin, davalı …’e devredilen … isimli atı davalı Şükiye’den satın aldığı, davalı borçlu … tarafından 2009 yılında davalı …’e 2 adet at satışının yapıldığı bu atlarında dava dışı İsmet …‘ye devredildiği, davalı … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti yekilisi dava dışı İsmet … adına kayıtlı atlar ile davalı borçlunun atlarının aynı antrenör tarafından çalıştırıldığı, davalı … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti ‘nin davalı borçlunun durumunu bilen ve bilmesi gereken kişilerden olduğunun anlaşılmasına göre davalı … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davalı … Akaryakıt Tic. Ltd. Şti’nin dava konusu gayrımenkullerin bedelini ödediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Kabule göre de; İİK’nın 283/II maddesine göre de iptal davası, üçüncü şahsın elinden çıkarmış olduğu mallar yerine geçen değere taalluk ediyorsa, bu değerler nispetinde üçüncü şahıs nakden tazmine (davacının alacağından fazla olmamak üzere) mahkûm edilmesi gerekir. Bu ihtimalde 3. kişinin sorumlu olduğu miktar, elden çıkarılan malın o tarihteki gerçek değeridir. Bir başka anlatımla dava ve tasarrufa konu malı elinde bulunduran şahsın kötü niyetli olduğunun kanıtlanamaması halinde dava tümden reddedilmeyip borçlu ile tasarrufta bulunan şahıs tasarrufa konu malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri oranında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazminata mahkum edilmeleri gerekir. “ hükmüne göre 213 ada 1 parsel yönünden davalı …’in tazminata mahkum edilmesi gerekirken bu parsel yönünden davacının talebini bedele dönüştürmeyip devir alan 4. kişiye karşı devam ettirdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davalı …’in temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle de asıl ve birleşen davada davalı … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacı ve asıl ve birleşen davada davalı …’e geri verilmesine 13/10/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.