Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16326 E. 2012/22166 K. 08.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16326
KARAR NO : 2012/22166
KARAR TARİHİ : 08.10.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı davalıdan noterden düzenleme şeklinde taşınmaz satış vaadi sözleşmesiyle 2kg 950 gram 22 ayar altın karşılığında …Yukarı Dudullu mahallesi Ugurkent sitesi O blok … 1. kat soldan birinci daireyi satın aldığını davalının sözleşmeyle tapuda ferağ vermeyi taahhüt ettiğini fakat bu taahhüdünü yerine getirmediğini yapılan icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı,dava konusu dairenin projede yer almadığını tapusuz olduğunu tapuda devrinin baştan beri imkansız olduğunu davacının baştan beri bunu bildiğini sözleşmenin zilyetliğin devri niteliğinde olduğunu zilyetliğini de devir ettiğini, sözleşme geçerli kabul edilse bile davacının bedeli sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 1 yılılk zamanaşımı süresi içinde isteyebileceğini ve zamanaşımı süresinin dolduğunu bu nedenle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 2. maddesinde “Bu kanunun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiş, yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve
elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti, ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı ile davalı arasında konut alımına ilişkin bir satım sözleşmesinin yapıldığı açıktır. Öyle olunca, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Davalı müteahhit olup davacı geçerli bir sözleşmeyle ev aldığını iddia ettiğine göre Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa tüketici mahkemesine yoksa davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakabilecek mahkemeye görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 2.756.80 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, 8.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.