YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/26097
KARAR NO : 2013/40744
KARAR TARİHİ : 23.12.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … hakkında Tedaş’a yönelik eylemi nedeniyle hırsızlık suçundan kurulan hüküm ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların temyizi olanaklı bulunmayıp aynı maddenin 12. fıkrası uyarınca itirazı olanaklı kararlardan olduğu ve CMK’nın 264/1. maddesi uyarınca sanık yönünden yasa yoluna başvuruda ve mercide yanılmanın haklarını ortadan kaldırmayacağının anlaşılması karşısında; 5271 Yasanın 264/2. maddesi uyarınca itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkemeye, Mahkemesince iletilmek üzere dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesinde;
Y.C.G.K.’nın Dairemizce de benimsenen 22.01.2013 günlü, 2012/1142 esas ve 2013/ 17 karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere, TCK’nın 119. maddesi kapsamında nitelikli konut dokunulmazlığını bozma suçu, CMK’nın 253/1. fıkrası “b” bendi 3. nolu alt bendi kapsamı dışında bulunduğundan; müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle sanıklar hakkında konut dokunulmazlığının ihlali suçunda uzlaşma hükümlerinin uygulanmamasında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususa ilişkin bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan verilen 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında TCK’nun 51/3. maddesi gereği belirlenecek denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında denetim süresi olarak belirlenen ” 2 yıl” ibarelerinin çıkarılarak yerlerine ”2 yıl 2 ay 20 gün” ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanıklar … ve … hakkında müşteki …’e yönelik eylemleri nedeniyle hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelenmesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-20.10.2007 tarihli görüşme ve yer gösterme tutanağı içeriği ile tüm dosya kapsamına göre, olaydan sonra kendiliğinden gelerek kolluk görevlilerine teslim olan sanık …’ın müştekiye ait çaldığı 51 ekran Arçelik marka televizyonu bıraktığı yeri gösterip kolluk görevlilerine teslim ederek müştekiye iade edilmesini sağladığının anlaşılması karşısında; TCK’nın 168/4. maddesi uyarınca müştekiden kısmi geri vermeye rızası bulunup bulunmadığı sorulmak suretiyle sanıklar hakkında TCK’nın 168/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı belirlenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Hırsızlık suçundan verilen 2 yıl 1 ay hapis cezası ertelenen sanıklar hakkında TCK’nun 51/3. maddesi gereği belirlenecek denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
3-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerde TCK’nın 50/3 maddesi delaletiyle 50/1-d maddesi uyarınca tayin olunan seçenek yaptırım süresinin mahkum olunan cezanın yarısından bir katına kadar belirlenmesi yerine yazılı şekilde 1 yıl olarak fazla belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.