Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/12980 E. 2021/10888 K. 03.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/12980
KARAR NO : 2021/10888
KARAR TARİHİ : 03.11.2021

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davalı … İdaresi ve davalı Hazine vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … ve arkadaşları ana dava dosyasında, … Köyü … mevkiinde yer alan, sınırları … ve …, … olan ve zilyetliklerinde bulunan taşınmazın, 18.380 m2 yüzölçümü ile T.Sani 1309 tarih ve 296 sıra numara ve bu tapunun gittisi olan 12.05.1975 tarih ve 9 numarada miras bırakanları … ile … adına kayıtlı olduğunu ileri sürerek adlarına tescili; birleşen dava dosyasında ise, 121 ada 2 parsele ilişkin mera tespitinin iptali ile adlarına tescili istemiyle dava açmışlardır.
Mahkemece verilen, davanın reddine ilişkin önceki hüküm, davacılar vekili ile davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle, Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 04.05.2010 tarih ve 2010/4039 Esas, 2010/5858 Karar sayılı ilamıyla, “dosya kapsamında tapu kaydının sınırları ve mevkiisinin tespit edilebildiği, hudut itibariyle dava konusu yere ait olmadığının söylenemeyeceği, kadastro çalışmalarında revizyon görmemişse de delili olma özelliğini yitirmediği açıklanarak, usulünce tahdit uygulaması yapılması ve dayanak tapu kaydının 3402 sayılı Kanun’un 20/c, 21 ve 32/3 maddeleri de gözetilerek usulünce uygulanması, tayin edilen tapu kapsamında olup da orman sınırı içinde kalan bölümler özel mülkiyete konu olamayacağından, henüz orman olarak tapuya tescili yapılmamışsa, Hazine’ nin tescil istemi bulunduğu gözetilerek, orman niteliği ile Hazine adına tescili gerektiğinin düşünülmesi, tapu kapsamında bulunan alanda, orman kadastro sınırı dışında kalan taşınmaz var ise, bu kısma ait, en yakın kadastro parseli ile irtibatlı olarak infaza elverişli biçimde çap ve yüzölçümü belirlenmiş olarak kroki çizdirilmesi ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, 28.10.2017 tarihli bilirkişi raporunda 121 ada 2 parselin (A) harfi ile gösterilen 18.380,00 m2 mesahalı kısma ilişkin mera tespit kararının iptaline, bu yerin mera dışına çıkartılmasına ve mülkiyetinin davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine ve Orman İdaresi vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hükme esas alınan bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 18.380,00 m2′ lik bölümünün davacıların dayandıkları tapu kaydı kapsamında kaldığı ve evveliyatı itibariyle orman olmadığı gerekçesiyle, yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, delillerin değerlendirmesinde hataya düşülmüştür. Şöyle ki; yapılan keşifte yöntemince zemine uygulanan dayanak tapu kaydının, kesinleşen orman sınırları (tahdidi) içinde kaldığı için hakkındaki dava reddedilen ve temyize konu edilmeyen taşınmaz bölümünü / alanı kapsadığı, ancak temyize konu 121 ada 2 parselin A harfli kısmını kapsamadığı, dayanak tapu kaydının tüm hudutlarının temyize konu taşınmazın batısında bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna göre, önceki bozma ilamında belirtildiği şekilde dayanak tapu kapsamında olup orman sınırları dışında kalan alan bulunmadığına göre, davacının davasının reddine karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 03.11.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.