Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2020/1211 E. 2021/5269 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1211
KARAR NO : 2021/5269
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
MAHKEMESİ : Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12.07.2018 tarihli ve 2017/170 Esas, 2018/400 Karar sayılı kararıyla davanın kabulüne karar verilmiş, Mahkeme hükmüne esas ve vekalet ücreti yönünden davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılmasına, davanın reddine şeklinde hüküm kurulmuş olup, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 506 parsel sayılı taşınmazda davalıların murisi olan …’ın 1/3 hissesi olduğunu, ancak bu hissenin en az 1970 yılından itibaren diğer 2/3 hisse sahibi olan önce dava dışı İsmail, sonra da dava dışı Behçet tarafından malik sıfatıyla zilyet olarak kullanıldığını, taşınmazda 2/3 hissenin davacıya tapuda 27.10.2014 tarihinde devredildiğini, ancak taşınmazın evvelde olduğu gibi tamamının kullanıldığını, gerek murisin gerekse mirasçılarının bu taşınmaza hiçbir zaman zilyet olmadıklarını ve mevcut zilyetliğe itiraz etmediklerini, TMK’nin 713/2. maddesindeki ‘ölmüş’ ibaresi 2011 yılında Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş ise de, iptal kararından önce eklemeli zilyetlikle taşınmazın edinme koşullarının TMK’nin 716. maddesi gereğince oluştuğunu bildirerek, 506 parselin davalılar miras bırakanı … adına kayıtlı 1/3 payının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kabülü ile; 506 parselde davalılar miras bırakanı … adına kayıtlı 1/3 paya ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir. Hüküm, davalılar tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi’nce, davalıların istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tümden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince, davacının dava konusu taşınmazın 2/3 hissesini kadastro tespitinden sonra, çaplı olarak 27.10.2014 tarihinde tapuda satış suretiyle iktisap ettiği, davalıların miras bırakanına ait hissenin zilyetliğinin devralındığına dair herhangi bir belge ve bilgi sunulmadığı, bu nedenle önceki kayıt maliklerince sürdürüldüğü iddia edilen sürenin nazara alınamayacağı, satış tarihinden sonra taşınmazın davacının payına istinaden kullanıldığı, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin satış tarihi itibarıyla başladığı, bir kısım tanık beyanlarında belirtildiği üzere davacının taşınmazın payından fazlasına ilişkin bölümünü kullanımının paylı mülkiyet hükümlerine tabi taşınmazın paydaşları arasında zeminde paylaşım yapılmaması, nizaya konu davalıların miras bırakanına bırakılan kısmın ayrılmamış olması karşısında, davacının taşınmazın dava dışı payını edinim şekli ve tarihi de gözetildiğinde davacıya ayni bir hak kazandırmayacağı, bu sebeple TMK’nin 713/2. maddesinde belirlenen ve tapulu taşınmazların tapu dışı yolla edinimine ilişkin istisnai hüküm içeren ölüm nedenine dayalı koşulların somut olayda oluştuğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya kapsamı incelendiğinde delillerin yanılgılı değerlendirilmesiyle sonuca ulaşıldığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki bilgi, belge, tapu kayıtları, taşınmaz yönünden mahallinde gerçekleştirilen keşif, alınan tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde somut olayda kayıt malikinin 1975 yılında öldüğü, eklemeli zilyetlikle kazanma süresi ve koşullarının davacı lehine gerçekleştiği, tapu kayıtlarının intikal de görmediği sabittir. Bu nedenle Mahkemece, koşulları oluştuğundan davacı tarafın tapu iptali ve tescil talebinin kabul edilmesi, bu tür davalarda taraf durumunu almış bulunan kayıt malikinin mirasçıları olan davalıların harç, avukatlık ücreti ve diğer yargılama giderlerinden sorumlu tutulamayacaklarının gözetilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, açıklanan nedenlerle hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda gösterilen nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 21.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.