Yargıtay Kararı 7. Ceza Dairesi 2020/690 E. 2021/8097 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/690
KARAR NO : 2021/8097
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Sanık … hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında hükümlülük, müsadere, iade

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanıklar … ve … müdafiinin duruşmalı inceleme talebi CMK’nun 299. maddesi gereğince uygun görülmemiş olmakla yapılan incelemede;
I. Katılan … İdaresi vekilinin sanık … hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan … İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
II. Katılan … İdaresi vekilinin nakil vasıtasına yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
Müsaderesine yer olmadığına karar verilen nakil aracının plakasının hükümde “…” yerine “…” olarak yazılması,
Yasaya aykırı olup, katılan … İdaresi vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesi uyarınca,
Hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin bendinde yer alan “…” ifadesinin çıkartılarak yerine gelmek üzere ”…” ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün nakil aracının müsaderesine yer olmadığına ilişkin kısmının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III. Sanıklar … ve … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi yönünden yapılan incelemede;
1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 6111 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa kapsamında kaldığı cihetle, sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte olmayan 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesi gereğince ele geçen kaçak çayların değerinin fahiş olduğu gerekçesiyle artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,
2. Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile 5607 sayılı Yasanın 3/5. maddesinde yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek;
Anayasa Mahkemesi’nin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Yasanın 24. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı CMK’nun 251/1. maddesinde hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Yasanın Geçici 5/1-d bendinde yer alan “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibariyle hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa’nın 38. maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Yasanın 31. maddesiyle eklenen Geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan “…hükme bağlanmış…” ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, TCK’nun 7. ve CMK’nun 251. maddeleri uyarınca sanıkların eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4. 28.11.2011 tarihli eylemde ele geçen 163 ton çayın teminatla sanık …’ye iadesine karar verilmesi karşısında, müsaderenin gerçekleşmesi halinde yatırılan teminatın sahibine iadesine, müsadere mümkün olmadığı takdirde ise teminatın hazineye irad kaydına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
5. Katılan kurum lehine hükmolunan vekalet ücretinin, sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.