Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2021/10311 E. 2021/12692 K. 21.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10311
KARAR NO : 2021/12692
KARAR TARİHİ : 21.12.2021

MAHKEMESİ : Çankırı Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında Çankırı Kadastro Mahkemesinde görülen dava sonucunda verilen hükmün davalı … İdaresi ve Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş olup, bu kez davalı … İdaresi ve Hazine vekili tarafından Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 223 ada 1 parsel 1.839.448,49 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı … Köyü Tüzelkişiliği, taşınmazın mera vasfında olduğu iddiasıyla dava açmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 223 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespit tutanağının iptaline, fen bilirkişisinin 13.07.2017 havale tarihli rapor ekindeki krokide B harfi ile gösterilen 900.247,07 metrekarelik bölümün mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, A harfi ile gösterilen geri kalan 939.201,42 metrekarelik bölümün Hazine adına orman vasfı ile aynı parsel numarasıyla tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hükme karşı davalı … İdaresi ve Hazine vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş ve iş bu karar, davalı … İdaresi ve Hazine vekili tarafından B harfi ile gösterilen bölüm yönünden temyiz edilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan fen bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen 900.247,07 metrekarelik taşınmaz bölümünün mera vasfında olduğu kabul edilerek, mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli bulunmamaktadır. Şöyle ki; çekişmeli taşınmaz büyük bir yüzölçüme sahip olduğu halde bölümlere ayırmak suretiyle incelenmediği gibi, küçük ölçekli hava fotoğrafları üzerinde yapılan incelemenin de denetime elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Yine çekişmeli taşınmaza komşu parsellerin tespit tutanakları ve dayanak kayıtlar getirtilerek dava konusu taşınmaz yönünü ne olarak okudukları araştırılmamış; meraya tecavüzden veya başka bir nedene dayalı davaların görülüp görülmediği, taşınmazın evveliyatının orman olup olmadığı ve ayrıca çekişmeli taşınmazın tahsisli yada kadim mera olup olmadığı hususları usulünce araştırılmamıştır. Bu şekilde eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; doğru sonuca ulaşılması için Mahkemece öncelikle, yöreye ait en eski ve sonraki tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarının tamamı ile amenajman planı ve komşu parsellere ait kadastro tutanakları, tutanaklar kesinleşmiş ise tapu kayıt örnekleri ve tapu kayıtları hükmen oluşmuş ise mahkeme karar örnekleri ve varsa ilgili Yargıtay ilamlarının örnekleri, kadim ya da tahsisli mera kayıtları, hükme esas bilirkişi raporunda B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümünün bulunduğu alanı kapsayan dava dosyaları olup olmadığı araştırılarak ilgili yerlerden getirtilip, yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan, komşu köylerde ikamet eden şahıslar arasından seçilecek beş kişilik yerel bilirkişi kurulu ve taraf tanıkları ile önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman mühendisleri arasından seçilecek üç kişilik orman mühendisi bilirkişi kurulu, üç kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, bir fen elemanı bilirkişi ve bir jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi aracılığıyla yeniden keşif yapılmalı ve bu keşifte, getirtilen belgeler çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; zilyetlikle veya hukuki değeri kalmamış olan tapu kayıtlarıyla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen, jeodezi ve fotogrametri uzmanı bilirkişi ve orman bilirkişileri eliyle yerine uygulattırılıp, orijinal-renkli (renkli fotokopi) hava fotoğrafları ve memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de hava fotoğrafları ve memleket haritası ölçeğine (Net-Cad veya benzeri programlar kullanılarak) denetime elverişli olacak şekilde çevrildikten sonra komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmaz çevre parsellerle birlikte memleket haritası ve hava fotoğrafları üzerinde gösterilmeli; taşınmazın gerçek eğimi klizimetre aletiyle ölçülerek memleket haritalarındaki münhanilerden (yükseklik eğrilerinden) de faydalanılmak suretiyle belirlenmeli; hava fotoğraflarının stereoskop aletiyle üç boyutlu incelemesi yapılarak, temyize konu taşınmaz bölümünün niteliği, üzerindeki bitki örtüsünün cinsi, yaşı, dağılımı, kapalılık oranının açıklandığı ve dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 17/2. maddesinde belirtilen orman içi açıklık vasfında olup olmadığını belirten, müşterek imzalı şekilde, yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli ve dosyadaki belgeler ile karşılaştırıldığında denetime elverişli rapor alınmalı ve çekişmeli taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenmeli; ayrıca, keşifte dinlenecek yerel bilirkişi ve tanıklardan, taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim veya kimler tarafından, hangi tarihten beri ve ne şekilde kullanıldığı etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı; komşu parsellerin tutanak ve dayanakları ile çekişmeli taşınmaz sınırları içerisinde geçmişte görülen varsa dava dosyaları ve krokileri de uygulanmak suretiyle, dava konusu taşınmazı sınır olarak nasıl nitelendirdikleri araştırılmalı ve bu yolla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli; çekişmeli taşınmaz çok büyük bir alanı kapsadığından gerektiğinde mahkemece B harfi ile gösterilen taşınmaz bölümlere ayrılmak suretiyle incelenmeli; yerel bilirkişiler ve tanıkların beyanları arasında doğabilecek çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılarak giderilmeye çalışılmalı; ziraatçi bilirkişi kurulundan, taşınmazın evveliyatını, toprak yapısını, niteliğini, komşu taşınmazlarla karşılaştırmalı şekilde açıklayan, bilimsel esaslara ve somut verilere dayalı, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı; fen bilirkişisinden ise, keşfi takibe ve denetlemeye olanak verir rapor ve kroki düzenlemesi istenilmeli; tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri, bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli ve bundan sonra toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, bu hususlar gözetilmeksizin, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi, kabule göre de; kadastro tespitinin iptaline karar verilmesi gerekirken kadastro tespit tutanağının iptaline karar verilmesi de doğru olmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle, davalı … İdaresi ve Hazine vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 31.05.2018 tarihli ve 2018/760 Esas, 2018/726 Karar sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararının KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi hükmünün 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.