YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12961
KARAR NO : 2013/1582
KARAR TARİHİ : 20.02.2013
Fuhuş suçundan sanıklar … ve …’ın yapılan yargılamaları sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetlerine dair …Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 24.06.2009 gün ve 2008/232 Esas, 2009/407 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık İsmail hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Adli sicil kaydından sanık …’ın suç tarihi itibarıyla silinme şartları oluşmamış kasıtlı suçtan sabıkası bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık … yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılması bakımından bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 227/2. maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, sanık …’ın adli sicil kaydında gözüken ilamlar getirtilip sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi, kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1. maddesi gereğince hükmedilen hak yoksunluğu ile ilgili bölüm hükümden çıkarılarak bunun yerine “sanığın 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile haklarından koşullu salıverilme tarihine, 53/1.
maddesinde yazılı diğer haklardan 53/2. maddesi gereğince hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nın 227/2. maddesi uyarınca hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasına da hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.02.2009 gün ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 sayılı Kararında da belirtildiği üzere hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinde dikkate alınacak zararın, maddi zarar olduğu, manevi zararı kapsamadığı ve olayda da mağdurenin dosyaya yansıyan maddi bir zararının da bulunmadığı gözetilmeden, CMK.nın 231. maddesinde öngörülen diğer şartlar da tartışılarak bir karar verilmesi gerekirken mağdurenin zararının giderilmemesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
Kabule göre de,
Sanık hakkında mahkûmiyetin sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi altsoyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden, hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek, ceza miktarı itibarıyla kazanılmış hak saklı kalmak kaydıyla CMUK.nın 321 ve 326. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, 20.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.