YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/24641
KARAR NO : 2013/8197
KARAR TARİHİ : 26.03.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozma, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
A-Sanık hakkında mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmünün bulunduğunun anlaşılması karşısında,ilamda belirtilen cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden infazda karışıklığa yol açacak biçimde iki cezanın da gösterilmesi,
2-Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması halinde TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken denetim süresinin belirlenmesine karar verilmesi,
3-Sanık hakkında verilen cezalar ertelenmediği halde TCK’nın 51/6. ve 51/8. maddelerdeki ihtaratların yazılarak hükümde karışıklığa yol açılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına, denetim süresi belirlenmesine ilişkin ve 5237 sayılı TCK’nın 51/6. ve 51/8. maddelerinin yazılı olduğu bölümler çıkarılarak, hüküm fıkrasına “Sanığın Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2002/448-2004/27 E ve K sayılı ilamıyla mükerrir olduğu anlaşıldığından; 5275 sayılı Yasanın 108/2. maddesi gereğince, anılan ilamla yağma suçundan verilen 12 yıl 6 ay hapis cezası dikkate alınarak, hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı TCK’nın 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına”cümleleri yazılmak suretiyle, diğer yönleriyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
B-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
1-Şüphe üzerine İstanbul ilinde yakalanan sanığın üzerinde çıkan eşyaları Sakarya ilinden çaldığını beyan etmesi üzerine şikayetçiye ulaşılarak çalınan eşyaların bir kısmının iadesinin sağlandığının anlaşılması karşısında ;sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/4 .maddesince öngörülen kısmi iade halinde etkin pişmanlık hükmünün uygulanması için şikayetçinin rızası gerektiğinden, şikayetçiye rızasının olup olmadığı sorularak, sanık hakkında 168/4 maddesinin uygulanması değerlendirmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamında birden fazla mahkumiyet hükmünün bulunduğunun anlaşılması karşısında,ilamda belirtilen cezalardan en ağırının tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden infzda karışıklığa yol açacak biçimde hir iki cezanın da gösterilmesi,
3-Mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması halinde TCK’nın 58/7. maddesi uyarınca cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi gerekirken denetim süresinin belirlenmesine karar verilmesi,
4-Sanık hakkında verilen ceza ertelenmediği halde ertelendiğinden bahisle TCK’nın 53. maddesinin uygulanmamasına karar verilip sonraki hüküm fıkrasında da anılan hükmün uygulanması suretiyle ve TCK’nın 51/6. ve 51/8. maddelerdeki ihtaratlar yazılarak hükümde karışıklığa yol açılması,
5-Müsaderesi talep edilen emanet eşyasıyla ilgili olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 26.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.