Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/10758 E. 2013/7052 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/10758
KARAR NO : 2013/7052
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.01.2009 gün ve 2006/337 Esas, 2009/78 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle gereği düşünüldü:
5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 109. maddesinde düzenlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, anılan maddenin üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan ve daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hal olarak öngörülen, eylemin birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinin uygulanabilmesi için, birden çok sanığın suçun işlenişi açısından müşterek fail olması gerektiği, dosya kapsamına göre de, sanık …’in cebir kullanarak araca bindirdiği mağdureyi diğer sanık …’ın evine götürdüğü, bu sanığın mağdurenin zorla kaçırıldığını bildiği halde onları eve kabul ettiği, bir süre sonra kapıyı dışarıdan kilitleyerek mağdure ile sanık …’i evde bırakıp nikah kıyması için imam aramaya gittiği, eve gelen imamın haber vermesi üzerine durumdan haberdar olan polislerin çağrılarına rağmen her iki sanığın bir süre kapıyı açmadıklarının anlaşılması karşısında, sanıklar … ve …’ın eylemlerinin birlikte suç işleme kararı gereğince, fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmaları sebebiyle her iki sanığın da müşterek fail olduğu ve haklarında 5237 sayılı TCK.nın 37. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerekirken, temyize gelmeyen sanık … hakkında anılan Kanunun 109/1-2, 109/3-b, 39/1, 62/1. ve 51. maddeleri gereğince hüküm kurulmuş olması; maddi gerçeklikteki her iki sanığın müşterek fail olma niteliğini değiştirmeyeceği gözetilerek yapılan incelemede;
Sanığın aşamalardaki ifadelerinde mağdure ile evlenmek için kaçtıklarını ifade etmesi ve kollukta 11.08.2006 tarihinde alınan beyanında mağdureye cinsel ilişkiye girmeleri gerektiğini söylediğini, ancak mağdurenin imam nikahı olmadan cinsel ilişkiye girmek istemediğini belirtmesi karşısında, eylemini cinsel amaçla işlediği anlaşıldığı halde, cezasının TCK.nın 109/5. maddesi ile artırılması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında hapis cezasına mahkûmiyetinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK.nun 53/3. maddesine göre 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar uygulanacağı, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nın 53/1-c maddesinin uygulanmasına ilişkin bölüm hükümden çıkartılarak yerine “TCK.nın 53/1-c madde ve bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeye kadar; alt soyu haricindekiler yönünden ise bu hak yoksunluğunun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.