YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/6226
KARAR NO : 2021/11403
KARAR TARİHİ : 15.12.2021
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacı/3.kişi tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 97/son, aynı Kanunun 18/1. ve 366/1. maddesinin atfıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/7. maddesi de gözetildiğinde icra mahkemesinde görülen işler ivedi işlerden sayıldığından temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talebinin oybirliği ile reddine karar verildikten sonra işin esası incelendi: Dava, üçüncü kişinin İİK’nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Mahkemece, davaya konu haciz işlemi şirkete ait tersanede gerçekleştirilmiş olup İİK’nın 97/a maddesindeki mülkiyet karinesi borçlu dolayısıyla alacaklı yararına olduğu, hacze konu teknenin imalatının tamamlanarak veya eksik imal edilmiş bir halde mülkiyetin geçişi sonucunu doğuracak şekilde zilyetliğinin davacı üçüncü kişiye devredildiğine dair herhangi bir iddia ve ispatın bulunmadığı, davacı üçüncü kişi tarafından davalı borçluya ödemeler yapılmış olmasının teknenin mülkiyetini davacı üçüncü kişiye geçirmeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, dava konusu natamam geminin davacı üçüncü kişi ile borçlu arasında imzalanan sözleşme kapsamında inşasına başlanan gemi olup olmadığı yönünde sözleşme ve sunulan faturada ayırt edici bir özelliğin bulunmadığı, davacının mülkiyet karinesinin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispatlanamadığı gerekçesi ile davacının başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, davacı üçüncü kişi kararı temyiz etmiştir.
İstihkak davalarında geçerli bir haczin bulunması dava şartı olup, hüküm kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gerekir. Öte yandan; İİK.nın 106.maddesinde; “Alacaklı, haczolunan mal taşınır ise hacizden itibaren altı ay, taşınmaz ise hacizden itibaren bir yıl içinde satılmasını isteyebilir” hükmüne yer verilmiştir. Aynı Kanun’un 110. maddesinde ise; “Bir malın satılması kanuni müddet içinde istenmez veya talep geri alınıp da, bu müddet içinde yenilenmezse o mal üzerindeki haciz kalkar” hükmü yer almaktadır.
Somut olayda, dava konusu haciz 6.10.2016 tarihinde yapılmış olup alacaklı hacze konu menkullerin satışını istememiştir. Her ne kadar, davalı alacaklı tarafından takip dosyasında hacizli tüm menkul ve gayrimenkullerin satışına esas olmak üzere dosyaya satış avansı yatırıldığı, kaldı ki yatırılan satış avansları dışında gemi bağlama avansı yatırılmış olduğu dile getirmiş ise de, satış isteminin varlığını kabul için bu konudaki açık talep yanında satış giderlerinin de yatırılması gerekir. (HGK 2006/12-149 E., 2006/86 K.) Takip dosyasının tetkikinde; dava konusu haciz 6.10.2016 tarihinde yapılmış, 7.10.2016 tarihinde haciz- teslim-satış avansı adı altında bir ödeme yapılmış, ayrıca dosya da gemi bağlama avansı da yatırılmış ancak açıkça dava konusu geminin satışı talep edilmemiş, ancak hacizden 6 ay süre geçtikten sonra 17.8.2017 tarihinde takip dosyasındaki hacizlere konu tüm menkul- gayrimenkulün satışı istenmiş ve satış avansı yatırılmış olduğu görülmüştür. Bu durumda, hacze konu menkuller üzerindeki haczin dava açılmadan önce düştüğü ve dava tarihi olan 26.9.2017 tarihi itibariyle davaya konu menkuller üzerinde haciz bulunmadığı göz önüne alınarak davanın ön koşul yokluğundan reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Davacı üçüncü kişinin temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nın 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nin istinaf talebinin esastan reddine ilişkin 17.3.2021 tarih ve 2021/594 E. – 2021/863 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA ve İstanbul 12. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 22.10.2019 tarih, 2017/725 E. – 2019/ 1104 K. sayılı kararının BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de, Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 15/12/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.