Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2013/6343 E. 2013/7798 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/6343
KARAR NO : 2013/7798
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 13.04.2011 gün ve 2010/310 Esas, 2011/231 Karar sayılı hükmün sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07.03.2013 gün ve 2012/5584 Esas, 2013/2387 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.05.2013 gün ve 2011/195580 sayılı itirazname ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK.nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 07.03.2013 gün ve 2012/5584 Esas, 2013/2387 Karar sayılı bozma Kararı usul ve kanuna uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ileri sürülen itiraz nedenleri yerinde görülmediğinden, CMK.nın 308/2 ve 3. maddeleri uyarınca itirazın Yargıtay Ceza Genel Kurulunca incelenmesi için dosyanın Yargıtay 1. Başkanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.06.2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy) (Karşı Oy)
KARŞI OY
15-18 yaş grubunda olan … 20.02.2010 günü ailesine haber vermeksizin evden ayrılmış, sanıkla buluşarak yaklaşık 10 gün boyunca sanığın yanında kalmıştır. Kızı …’in evden kaçtığını farkeden baba … polis karakoluna giderek kızının evden kaçtığını, nerede olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Sanık savunmalarında …’in yanına kaçtığını, rızasına dayalı kendisi ile cinsel ilişkiye girdiklerini, 10 gün boyunca kendisine ait … Mahallesindeki evinde kaldığını, …’in yanında olduğunu ailesine bildirmediğini söylemiştir.
Çoğunluk görüşüne göre sanığın evi terk eden çocuğa karşı ayrıca başka bir suç işlemesi halinde bu suç oluşacaktır. Yasa metninde bu görüşü destekler bir düzenleme bulunmamaktadır.
TCK.nın 234/3. madde ve fıkrasında yazılı suçun oluşumu için 18 yaşını doldurmamış çocuğun kendi isteğiyle kanuni temsilcisinin bilgisi veya rızası dışında evi terk ederek sanığın yanına gitmiş olması, sanığın yetkili makamları veya çocuğun ailesini durumdan haberdar etmemesi ve çocuğu yanında tutması yeterlidir.
Bu itibarla suçun yasal şartları oluşmuştur. Sanığın mahkûmiyetine dair mahkeme ilamı yasaya uygundur.
Bu nedenle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.