Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2013/36261 E. 2013/40825 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/36261
KARAR NO : 2013/40825
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık … müdafiinin temyiz talebinin incelemesinde;
Yokluğunda verilen kararın 14.09.2009 tarihinde usulüne uygun olarak sanığın adresine tebliğ edildiği ve sanık müdafii tarafından 11.05.2010 ve 14.05.2010 tarihlerinde eski hale getirme ve temyiz talebinde bulunulduğunun anlaşılması karşısında;, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.03.2013 tarih ve 201211-1312 esas, 2013/99 sayılı kararında açıklandığı üzere, her ne kadar kararda başvurulacak kanun yoluna ilişkin bildirimde, sürenin başlangıcı ve yönteminin gösterilmemesi nedeniyle bildirimin eksik olduğu, bu durumun eski hale getirme nedeni olarak kabulü ile temyiz başvurusunun süresinde yapıldığı ileri sürülebilirse de, yoklukta verilen hükme ilişkin olarak temyiz süresinin, sanığın bu hükmü usulüne uygun olarak öğrenmesi yani tebliğle işlemeye başlayacağı, yine kabul edilebilir bir kanun yolu başvurusunda kanun yolunun veya mercide yanılgının, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağı, bu hâlde başvurunun yapıldığı merci tarafından, başvurunun derhâl görevli ve yetkili merciye gönderilmesi gerektiği açık olduğundan, bildirimde ayrıca sürenin başlangıcına ve yöntemine yer verilmemesinin, sanık açısından kanun yolu süresinin tebliğ ile işlemeye başlayacağı gerçeğini değiştirmeyeceği, kaldı ki sanık müdafii tarafından süresinden sonra verilen temyiz dilekçesinde, bu ifadenin sanığı temyiz süresinin başlangıcı konusunda yanılgıya düşürdüğüne ilişkin bir iddiada da bulunmadığı gözetilerek, sanık müdafiinin geçerli bir mazerete dayanmayan eski hale getirme talebi ile süresinden sonra yapılan temyiz talebinin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 317. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Sanıklar … hakkında hırsızlık, sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz taleplerinin incelemesinde;
Katılanın olay sebebiyle uğradığı zararının giderilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmolunamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklar … ve … hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken TCK’nın 62 maddesi ile uygulama sırasında hesap hatası sonucu sonuç cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine 2 yıl 2 ay 10 gün hapis cezası olarak eksik belirlenmesi, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken TCK’nın 31/3 maddesi ile uygulama sırasında hesap hatası sonucu 1 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verilmesi gerekirken 1 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası verilip, anılan ceza üzerinden aynı yasanın 62. maddesi uyarınca yapılan indirim neticesinde sonuç cezanın 1 yıl 5 ay 23 gün hapis cezası yerine 1 yıl 6 ay 1 gün hapis cezası olarak fazla tayini,
2-Hırsızlık suçundan verilen 1 yıl 6 ay 1 günlük hapis cezası ertelenen sanık … hakkında TCK’nın 51/3. maddesi gereği belirlenecek denetim süresinin mahkum olunan ceza süresinden az olamayacağının gözetilmemesi,
3-Mala zarar verme suçundan mahkum olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık … hakkında TCK’nın 53/4. maddesine aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi,
4-TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanık … …’in mahkum olduğu hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasında sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümde yer alan ‘‘1 yıl 9 ay 20 gün’’ ve ”1 yıl 6 ay 1 gün” ‘e ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine sırasıyla ”1 yıl 9 ay 10 gün’’ ve ”1 yıl 5 ay 23 gün” cümleleri eklenip yine denetim süresi olarak belirlenen ” 1 yıl” ibaresi çıkarılarak yerine ”1 yıl 5 ay 23 gün” ibaresinin eklenmesi ve sanık … hakkında sonuç cezanın 1 yıl 5 ay 23 gün olarak belirlenmesi, sanıklar … ve … hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerde yer alan ‘‘TCK’nın 53/1. maddesinin uygulanmasına’’ ilişkin bölümler çıkarılarak, yerlerine ‘‘53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyları üzerindeki velayet,
vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanıklar … ve …’ın mahkum oldukları hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmalarına’’ cümlelerinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme, sanıklar … ve … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümler ile ilgili temyiz talebinin incelemesinde;
Katılanın olay sebebiyle uğradığı zararının giderilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin uygulanma koşulları oluşmadığından, sanık … hakkında mala zarar verme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmolunamayacağı belirlenerek yapılan incelemede;
Sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hüküm kurulurken yaş küçüklüğü nedeniyle cezadan indirim yapıldığı sırada uygulama maddesinin TCK 31/3 olarak gösterilmemesi, mahallinde düzeltilmesi olanaklı eksiklik olarak kabul edilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; mala zarar verme suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suça konu yerin katılanın depo vasfında kullanıp asıl işyerinin başka yerde olduğunun katılanın aşamalarda alınan beyanlarından ve dosya kapsamından anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden sanıkların yüklenen suçtan mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2-5275 sayılı Yasanın 105/3. maddesi uyarınca, diğer bir hapis cezasına hükmedildiğinde kamu yararına çalıştırma kararı verilemeyeceği gözetilmeden, hırsızlık suçundan hapis cezasına hükmolunan sanık … hakkında işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kamu yararına çalıştırma kararı verilmesi,
Kabule göre de;
3-Suç tarihinde sabıkası bulunmayan sanıklar … ve … hakkında, 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek;işyeri dokunulmazlığının ihlali suçu yönünden katılanın zararının bulunmadığı da değerlendirilip denetim olanağı verecek biçimde anılan Kanun maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının karar yerinde tartışmasız bırakılması,
4-Birden fazla kişi ile birlikte işyeri dokunulmazlığını bozma suçunu işleyen sanıklar hakkında işyeri dokunulmazlığını bozma suçundan kurulan hükümde TCK’nın 119/1-c maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi
5-Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımları düzenleyen TCK’nın 50/1-f maddesinde gönüllü olmak koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya karar verilebileceği belirtilmesine rağmen sanık …’ten gönüllü olup olmadığı sorulmadan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından hakkında yazılı şekilde karar verilmesi,
6-İşyeri dokunulmazlığının ihlali suçundan mahkum olduğu kısa süreli hapis cezası ertelenen sanık … hakkında TCK’nın 53/4 maddesine aykırı olarak aynı maddenin 1. fıkrasının uygulanmasına karar verilmesi,
7-TCK’nın 53/3. maddesi göz ardı edilerek, 53/1-c bendinde belirtilen haklardan sanık … …’in mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiileri ile sanık …’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.