Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2012/23529 E. 2013/40651 K. 23.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/23529
KARAR NO : 2013/40651
KARAR TARİHİ : 23.12.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suça sürüklenen çocuk … hakkında kurulan mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçundan bir temyiz talebi olmadığından bu suçlar inceleme dışı bırakılarak yapılan temyiz incelemesinde;
5395 sayılı Kanununun 25/1. maddesinin “Çocuk mahkemelerinde yapılan duruşmalarda Cumhuriyet savcısı bulunmaz. Mahkemelerin bulunduğu yerlerdeki Cumhuriyet savcıları, çocuk mahkemeleri kararlarına karşı kanun yoluna başvurabilirler”, hükmü uyarınca çocuk suçluların yargılamasını yapan Asliye Ceza Mahkemelerinde Cumhuriyet savcıları duruşmalara iştirak etmediklerinden tebliğnamedeki bozma isteyen bu görüşe iştirak edilmemiştir.
A-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve konut dokunulmazlığını bozmak suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Konut dokunulmazlığını bozma suçu bakımından, kişi sayısı dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 119/1-c maddesi gereğince temel cezada artırıma gidilmesi gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Suç ve hüküm tarihlerinde 18 yaşını tamamlamadığı anlaşılan suça sürüklenen çocuk …’nın CMUK’un 3842 Sayılı Yasayla değişik 138. maddesi uyarınca, 07.04.2011 tarihli karar celsesinde istemi aranmaksızın zorunlu olarak atanan müdafiinin yokluğunda hüküm kurulması,
2-Suça sürüklenen çocuk …’nın önceden vermiş oldukları karar doğrultusunda diğer sanık … ile anlaşarak suça doğrudan katılıp hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozmak suçunu birlikte işledikleri gözetilmeden, hakkında 5237 sayılı TCK’nın 37/1. maddesi yerine, aynı Yasanın 39/1. maddesi ile uygulama yapılması,
3-5237 sayılı TCK’nın 2/1. maddesinin 2. cümlesi uyarınca, “Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.”Aynı Kanun’un 31. maddesi uyarınca, fiili işlediği sırada 12 yaşından küçük olan ya da 12 – 15 yaş grubunda olup ta işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmeyen kişilerin(çocukların) cezai sorumluluğu yoktur. Ancak, bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır. 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca, “Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.”Aynı Kanun’un 5. maddesinin başlığı ise; “koruyucu ve destekleyici tedbirler”dir. Yukarıda özetlenen âmir hükümler gözetilmeyerek, cezaî sorumluluğu bulunan suça sürüklenen çocuk … hakkında konut dokunulmazlığını bozmak suçunda, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5/1-a. maddesi uyarınca danışma tedbirine hükmolunması,
4-Suça sürüklenen çocuk …’nın, önceden vermiş oldukları karar doğrultusunda diğer sanık … ile anlaşarak suça doğrudan katılıp mala zarar verme suçunu birlikte işledikleri gözetilmeden mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının ve suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA,
B-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken, TCK’nın 31/3. maddesi ile uygulama sırasında hesap hatası sonucu sonuç cezanın ”1 yıl 1 ay 10 gün” hapis cezası yerine ” 11 ay 20 gün” hapis cezası olarak eksik belirlenmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 23.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.