YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6225
KARAR NO : 2021/18855
KARAR TARİHİ : 29.12.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM :Hükümlülük, müsadere, tasfiye
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/11-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu;
Hükümden sonra 15/04/2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen “Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir.” şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla,
Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/11. maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK’nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu,
2-Sanık hakkında takdiri indirim uygulama maddesi olan TCK’nun 62. maddesinin ilgili 1. fıkrasının gösterilmemesi ve gün adli para cezasının paraya çevrilmesi sırasında TCK’nun 52. maddesinin ilgili 2. fıkrası yerine TCK’nun 50/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle CMK’nun 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı göz önünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
4-Ele geçen kaçak eşyanın, 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla TCK’nun 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
5-Sanığın ve malen sorumlunun beyanlarında, aracın sanık tarafından haricen satın alındığının ancak tüm taksitlerin ödenmemesi nedeniyle sanık adına ruhsat kaydının yapılmadığının belirtilmesi karşısında, aracın sanığa ait olduğu anlaşılmış olup; ele geçen kaçak eşyanın tür ve miktarı dikkate alındığında dava konusu eşyanın, hacim ve miktar itibari ile aracın
ağırlıklı bölümünü oluşturmadığının ayrıca dava konusu eşya ve nakil vasıtasının değerleri dikkate
alındığında nakil vasıtasının müsaderesinin işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğuracağı ve bu nedenle TCK’nun 54/3. maddesi uyarınca hakkaniyete de aykırı olacağı dikkate alınarak suçun işlenmesinde kullanılan nakil vasıtasının hak sahibine masrafı sanıktan alınarak gizli bölmeleri sökülmek suretiyle iadesi yerine, yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.