Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8640 E. 2013/1694 K. 21.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8640
KARAR NO : 2013/1694
KARAR TARİHİ : 21.02.2013

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçlarından sanık …’un yapılan yargılaması sonunda; atılı suçlardan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 31.10.2008 gün ve 2008/229 Esas, 2008/315 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi sanık müdafileri ve mağdure vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Davaya usulen katılıp müdahil sıfatını almayan ve yargılama aşamasında 15 yaşından büyük olan mağdurenin, sanıktan şikâyetçi olmadığı yönündeki beyanı dikkate alınarak, temyiz yetkisini kazanmamış olan mağdure vekilinin temyiz isteğinin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracığılı ile 1412 sayılı CMUK.nın 317. maddesi gereğince, hükmedilen ceza miktarı itibarıyla sanık müdafiin duruşmalı inceleme talebinin de aynı kanunun 318. maddesi gereğince REDDİYLE, incelemenin sanık müdafilerinin temyizleriyle sınırlı ve duruşmasız olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Kayden 15.09.1992 doğumlu olup, 5 yıl sonra nüfusa tescil edilen, suç tarihinde 14 yaş 8 aylık olan mağdurenin sanık ile arkadaşlık kurdukları, sonra anlaşarak birlikte kaçtıkları ve bir müddet birlikte kaldıkları, bu süre zarfında rıza ile ilişkiye de girdikleri, ailelelerin araya girmesi ile geri geldikleri, halen evli ve müşterek çocuk sahibi olan sanık ve mağdurenin 03.12.2010 tarihinde de resmî olarak evlendikleri anlaşılan olayda, sanık savunmasında mağdurenin 15 yaşından küçük olduğunu bilmediğini, 15 yaşından büyük göründüğünü beyan etmesi, mağdurenin de gerçek yaşının 17 olduğunu, gerçek yaşından küçük yazıldığını ifade etmesi, adli tıp raporlarında bazen kemik yaşının kayıt yaşından hormon, genetik ve beslenme gibi nedenlerle büyük gösterebildiğinden gerçek yaşın adli soruşturma ile ortaya çıkarılmasının daha uygun olacağının bildirilmesi, mağdurenin tescilinin doğum tarihinden 5 yıl sonra olması, kimi zaman 15 yaşını bitirmeye
aylar kalan bir kişi ile bitirmesi henüz aylar geçmiş olan kişiyi ayırt etmenin zorluğu birlikte düşünüldüğünde, TCK.nın 30. maddesi hükümleri yönünden hata halinin mevcut olup olmadığının tespiti için, mağdurenin görünüm itibarıyla 15 yaşından küçük olduğunun anlaşılıp anlaşılamayacağı, içinde bulundukları sosyal ve kültürel durumları da dikkate alınarak sanığın mağdurenin yaşı konusunda hataya düşmesinin mümkün olup olmadığı araştırılarak ve mahkemenin dosyadaki tüm verilerle birlikte kendi gözlemini de tespit ederek, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.