Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/17221 E. 2011/9315 K. 19.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/17221
KARAR NO : 2011/9315
KARAR TARİHİ : 19.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Adli sicil kaydına göre kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562.maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı kabul edilmiş, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarih ve 2008/6-47-2008/43 sayılı kararı da gözetildiğinde, sanık … hakkında da hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmadığının kabulüyle yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Sanıkların, suç tarihinde saat 04:00 sıralarında yakınanın işyerinin kilitli kapısını anahtar uydurarak açıp, içeri girerek, cep telefonlarını çaldıklarını beyan etmeleri ve tüm dosya kapsamı ile oluşa uygun kabule göre de, suç tarihinde 18 yaşını bitirmiş olan sanık …’ün suça doğrudan katıldığının anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522,55/3(sanıklar … ve … için) maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nın 37/1 maddesi delaletiyle TCK’nın 142/2-d, 143/1, 31/3( sanıklar … ve … için) , 116/2-4, 119/1-c, 31/3( sanıklar … ve … için) maddeleri uyarınca, işyeri dokunulmazlığını bozma suçu yönünden CMK’nın 253 ve 254.maddelerinde öngörülen uzlaşma hükümlerinin uygulanma olanağı da değerlendirilip, sonucuna göre, denetime olanak verecek şekilde ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenerek, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Kanunun belirlenmesi sonucunda karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması,
Kabule göre de;
2-Sanıklar … ve … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması sırasında suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden 1/3 oranından indirim yapılarak fazla ceza verilmesi,
3-Sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 62. maddesi ile cezasından 1/6 oranında indirim yapılırken, hapis cezasının 7 ay 6 gün yerine, 7 ay 7 gün olarak hesaplanması sonucunda fazla cezaya hükmedilmesi,
4- Sanık … hakkında, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi uyarınca ve bu maddenin 6. fıkrasına 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesi ile eklenen cümle de gözetilerek; üzerine atılı suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağı hususunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 19.12.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.