Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2011/8088 E. 2013/1414 K. 18.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/8088
KARAR NO : 2013/1414
KARAR TARİHİ : 18.02.2013

Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından sanık …, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan sanıklar … ve … ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan sanık …’nun yapılan yargılamaları sonunda; sanık … çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından, sanık …’nun atılı suçtan mahkûmiyeti ile … ve …’nun eylemlerinin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğunun kabulü ile bu suçtan mahkûmiyetlerine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 30.09.2009 gün ve 2008/188 Esas, 2009/214 Karar sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi sanıklar müdafileri ve mağdur vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelendi;
Sanıklardan şikâyetçi olan ve katılma talebinde bulunan mağdur ve vekili hakkında CMK.nın 237. maddesi uyarınca davaya katılma kararı verilmemiş ise de; CMK.nm 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolunun açık olduğu, suçtan zarar gören mağdurun zorunlu vekilinin de sanığın cezalandırılmasını isteyip mahkemece verilen hükmü temyiz ederek açıkça katılma iradesini ortaya koyduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.10.2010 gün ve 2010/9-149 Esas, 2010/205 sayılı Kararında da belirtildiği üzere mağdurun katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gördüğü konusunda araştırma yapmayı gerektirecek bir tereddüt bulunmadığı görülmekle, CMK.nın 237/2. maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurun davaya katılmasına ve zorunlu vekil Av. …’un da katılan vekili olarak kabul edilmesine karar verilmekle yapılan incelemede;
Sanık … ve müdafiin yüzüne karşı 30.09.2009 tarihinde verilen hükmü CMUK.nın 310/1. maddesinde belirtilen 1 haftalık kanunî süre geçtikten sonra müdafiin 09.10.2009 havale tarihli dilekçesiyle temyiz etmesi karşısında, süresinden sonra yapılan temyiz isteminin CMUK.nın 317. maddesi gereğince reddiyle, diğer sanıklar müdafılerinin ve katılan vekilinin temyizleriyle sınırlı olarak inceleme yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 5271 sayılı CMK.nın 231/12. maddesine göre itirazı kabil nitelikte olması nedeniyle CMK.nın 264. maddesi hükmü de gözetilerek sanık müdafiin ve katılan vekilinin temyiz dilekçesinin itiraz olarak değerlendirilip mahallinde merciince gerekli kararın verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanıkla ilgili olarak TCK.nın 53/1. maddesi gereğince uygulama yapılırken aynı maddenin 3. fıkrası gözetilmeksizin 53/1-c madde ve bendinde sayılan velâyet hakkı, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan yoksunluğun sadece kendi alt soyu yönünden koşullu salıverilme tarihine kadar süreceği, alt soyu haricindekiler yönünden ise bu yoksunluğun hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar devam edeceği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca TCK.nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölüm hükümden çıkartılarak, yerine “sanık hakkında TCK.nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının 1. cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanıklar Ekrem ve … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde ise;
İddianame içeriğine göre çocuğun basit cinsel istismarı suçundan kamu davası açıldığı, kişiyi hürriyetten yoksun kılma suçundan kamu davası açılmadığı, bir olayın açıklanması sırasında, başka bir olaydan söz edilmesinin, o olay hakkında dava açıldığını göstermeyeceği gözetilmeden, çocuğun basit cinsel istismarı suçundan açılan kamu davasında ek savunma ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre;

5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Sanık … hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere; Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerine bağlı hastanelerden, bir çocuk psikiyatrisi ve adli tıp uzmanının zorunlu katılımı ile Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulunun teşekkülüne göre oluşturulmuş en az 5 kişilik bir heyetten, suçun sonucunda mağdurenin ruh sağlığının bozulup bozulmadığı hususunda rapor alınıp sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken usulüne uygun teşekkül etmeyen, çocuk ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanı bulundurulmadan verilen rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
5237 sayılı TCK.nın 53/3. maddesine göre 53/1-c maddesinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velâyet, vesayet ve kayyımlık yetkileri ile ilgili hak yoksunluğunun koşullu salıvermeden sonra uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilmek suretiyle hükmün CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.