YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1770
KARAR NO : 2012/3092
KARAR TARİHİ : 14.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, işyeri dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Uzlaşma işlemlerinin; 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. madde fıkralarında öngörülen yöntemin izlenmesi suretiyle yerine getirilmesi zorunluluğu karşısında; aynı yasanın 253/4 maddesinde belirtilen açıklamalı çağrı kağıdı tebliğ edilmeden, sanığa ulaşılamadığından bahisle uzlaştırma işlemlerine girişilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Sanığın çaldığı televizyonu düşürüp kırdıktan sonra yakalandığında pişmanlık göstererek aynı gün polise teslim etmesi, bilirkişi tarafından mevcut haliyle değerinin üç milyon lira olduğunun bildirilmesi ve müştekinin kısmi geri vermeye rızasının bulunduğunun anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 168/4. maddesi uygulanmayarak fazla cezaya hükmolunması,
3- 5377 sayılı Yasanın 2. maddesiyle 29.06.2005 tarihinde 5237 sayılı TCK’nın 7/3. maddesinde yapılan değişiklik uyarınca, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar yönünden, 5237 sayılı Yasanın lehe olduğu kabul edilerek yapılan uygulamalarda, aynı Yasanın 58. maddesinde düzenlenen mükerrirlere özgü infaz rejimi hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4- 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (c) fıkrasındaki, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.