YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1208
KARAR NO : 2012/3283
KARAR TARİHİ : 15.02.2012
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlığa teşebbüs,mala zarar vermek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Suç tarihinine göre, TCK’nın 58. maddesindeki yasal koşulların oluşması karşısında tekerrür hükümlerinin uygulanmasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamenin bozma isteyen düşüncesi benimsenmemiştir.
TCK’nın 61. maddesine göre belirlenen temel ceza üzerinden aynı yasanın 143. maddesi ile uygulama yapıldıktan sonra teşebbüs hükmünü düzenleyen aynı yasanın 35/2 maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde öncelik sırasına uyulmadan ceza tayin edilmesi sonuç cezayı değiştirmediğinden ve kalkışmadan hüküm kurulurken uygulanması gereken 5237 Sayılı TCK.’nın 35/2. maddesinin kararda gösterilmemesi ise, bu maddenin yerinde eklenmesi olanaklı görüldüğünden, belirtilen hususlar bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-5237 Sayılı TCK’nda cezaların toplanmasının düzenlenmediği, her bir suç için hükmolunan cezaların bir birinden bağımsız cezalar olduğu ve ayrı ayrı infazı gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde toplanmasına karar verilmesi,
2-Denetim süresinin belirlenmesinin infaza yönelik bir işlem olduğu gözetilerek, 5237 Sayılı TCK’nın 58/6-7 maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesiyle yetinilmesi yerine, 5275 Sayılı Yasanın 108/4. maddesine dayanılarak denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi,
3-Sanık hakkında TCK’nın 53. maddesi ile uygulama yapılırken, her bir suç nedeniyle verilen cezanın yasal sonucu olarak her suç için ayrı ayrı anılan maddenin uygulanması gerekirken, sonuç ceza üzerinden bir defa hüküm kurulması ve hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle 5237 Sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasındaki c bendinin de uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, sadece 53/1-a-b-d-e bentlerinde belirtilen haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından cezaların toplanması ile ilgili kısmın çıkartılması ile hüküm fıkrasından 53. maddenin uygulanmasına ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine her bir suçtan dolayı kurulan mahkumiyet hükmünden sonra gelmek üzere ”53/1. maddesinde belirtilen ve 53/3. maddesindeki kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3. maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihlerine kadar yoksun bırakılmasına” cümlelerinin ayrı ayrı eklenmesi suretiyle ve yine hüküm fıkrasından ”denetimli serbestlik süresine” ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.