Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/1265 E. 2012/3281 K. 15.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/1265
KARAR NO : 2012/3281
KARAR TARİHİ : 15.02.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Ceza kararnamesiyle verildiği anlaşılan önceki mahkumiyetin tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, esas alınarak sanığın cezasından 765 Sayılı TCK’nın 81/1 maddesiyle yapılan arttırımın, kazanılmış hak nedeniyle uygulanmaması karşısında, bu husus sonuca etkli görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 Sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.’nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, somut olayda sanığın eyleminin, TCK’nın 142/1-b ve 143. maddesinde düzenlenen gece vakti hırsızlık suçunun yanında aynı Yasanın 116/2-4 maddesine uyan gece vakti işyeri dokunulmazlığını bozma ve başlangıçta yakınma bulunduğu için TCK’nın 151/1.maddesine uyan mala zarar verme suçlarını da oluşturduğu; suç tarihi itibarıyle mala zarar verme suçunun şikayete tabi olduğu, müştekinin yargılama aşanmasında vaki şikayetinden vazgeçmesi ile işyeri dokunulmazlığını ihlal suçunun suç tarihi itibarıyle uzlaşma kapsamında olduğu gözetilip, taraflara uzlaşma teklif edilerek sonucuna göre ayrıca; 765 Sayılı TCK’nda kısmi iadenin düzenlenmemiş olması ile sanığın soruşturma aşamasında arandığını öğrenince kolluğa teslim olup suçunu kısmi olarak ikrar edip, çalınan malzemelerin kendisinde olduğunu söyleyerek kollukça yapılan aramada müştekiye ait sigaraların sanığın evinde bulunması ve müştekiye kısmi iadeyi sağladığının anlaşılması karşısında, kısmi iade nedeniyle şikayetinden vazgeçen yakınandan rızası sorularak, 5237 Sayılı TCK.’nın 168/4. maddesinin uygulanma koşullarının tartışılması gerektiği ve sonuçta kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması halinde 5237 Sayılı TCK hükümlerinin sanık lehine olduğunun ve uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında, denetime olanak verecek şekilde 5237 sayılı Yasaya göre her bir eylem için ayrı ayrı uygulamalar yapılıp, cezalar belirlenip, sonuç cezaların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan Yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 15.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.