YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/4640
KARAR NO : 2013/8615
KARAR TARİHİ : 04.07.2013
Mağdure … yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, suç işlemek için örgüt kurma, özel hayatın gizliliğini ihlâl, dolandırıcılık ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçlarından sanık …’in, mağdure Nihal’e yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, suç işlemek için kurulmuş örgüt üyesi olma ve dolandırıcılık suçlarından sanık …’in, suç işlemek için kurulmuş örgüt üyesi olma ve dolandırıcılık suçlarından sanıklar … , … ve …’nın, suç işlemek için kurulmuş örgüte yardım suçundan …’ın yapılan yargılamaları sonunda; sanıklar … ve … mağdure Nihal’e yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan beraatlerine, tüm sanıkların diğer atılı suçlardan mahkûmiyetlerine dair Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 19.07.2011 gün ve 2010/389 Esas, 2011/217 Karar sayılı hükümlerin süresi içinde Yargıtayca incelenmesi O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan … vekili ve sanıklar müdafileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında kurulan hükümler ile sanık … hakkında suç işlemek için örgüt kurma ve başkasına ait kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Oluş ve kabule göre, sanık … hakkında atılı suçtan hüküm kurulurken uygulama maddesinin TCK.nın 220/7. maddesi delaletiyle 220/2 yerine 207. maddesi delaletiyle 220/2 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak görülmüş bozma nedeni yapılmamıştır.
Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanıklar …, …, …, … , … ve … hakkındaki mahkûmiyet hükümleri ile, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen mağdure … yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan sanık …
hakkındaki beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan … vekili ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
Sanık … hakkında katılanlara yönelik dolandırıcılık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Sanık hakkında TCK.nın 157/1 ve 43/1. maddeleri gereğince 2 yıl 6’şar ay hapis ve 150’şer gün adli para cezası tayin edilmesinden sonra aynı Kanunun 52. maddenin tatbikiyle 150’şer günün günlüğü 20 TL’den paraya çevrilerek neticeten 3.000’er TL adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken gün olarak belirlenen adli para cezalarının paraya çevrilmesi sırasında hesap hatası yapılmak suretiyle 7.500’er TL olarak fazla tayini,
Kanuna aykırı, katılan … vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, CMUK.nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerdeki “TCK.nın 52/2. maddesi uyarınca hükmolunan adli para cezasının günlüğü 20 TL’den paraya çevrilerek 7.500 TL ADLİ PARA CEZASI İLE TECZİYESİNE” ibarelerinin hükümlerden çıkartılarak yerlerine “sanığa verilen 150 gün adli para cezasının TCK.nın 52/1-2. maddesi gereğince günlüğü takdiren 20 TL’den hesaplanmak suretiyle sanığın 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,” ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Sanık … hakkında mağdurelere yönelik özel hayatın gizliliğini ihlâl suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyizlerin incelenmesinde ise;
Dosya içeriğine göre, katılanlara ait özel hayata ilişkin görüntülerin katılanların rızasına aykırı olarak elde edildiğine ve bu görüntülerin gizliliğinin ihlâl edildiğine dair mahkûmiyetine yeterli, kesin ve inandırıcı kanıt bulunmadığı gözetilmeden, atılı suçlardan beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmolunması,
Sanık … hakkında mağdure Nihal’e yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanığın kandıracak nitelikte söz ve davranışlarla mağduru hataya düşürerek, rızasını elde ettikten sonra eylemi gerçekleştirmesi halinde de cinsel saldırı suçunun oluştuğunun kabulünün gerektiği, bu halde hilenin, yöneldiği mağduru kandırabilecek şekilde ve oranda ağır, yoğun ve ustaca, ayrıca sergilenişi itibarıyla mağdurun denetleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte olması, mağdurun subjektif durumunun da dikkate alınarak değerlendirme yapılması gereği gözetilerek somut olayımız incelendiğinde;
Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı anlatımlarına, sanık savunmalarına, tanık beyanları ve tüm dosya içeriğine göre, mağdurenin … ilinde öğretmen olduğu, gerçek ismini gizleyerek, başka bir kişinin kimliği olan … adını kullanan sanık ile internetten tanıştığı, sanığın Kütahya iline geldiği, yüzyüze görüştükleri, sanığın kendini mağdureye mimar olarak tanıttığı, iki aylık bir arkadaşlıktan sonra mağdurenin sanık ile evlenmeye karar verdiği, sanığın Ankara’daki evinde aile arasında nişan merasimi yaptıkları, peşinden de 2008 yılı Ağustos ayı içerisinde sanığın resmî nikah işlemlerini yapacağını söyleyerek mağdureyi … çağırdığı, sanığın … Belediyesinde tanıdıkları olduğunu, bu nedenle nikahı evde yapacaklarını söylemesi ile, 20.08.2008 tarihinde elinde bir defterle eve gelen ve kimliği tespit edilemeyen, sanığın nikah memuru olduğunu belirttiği bir şahıs tarafından deftere imzaları alınarak mağdureye evlenme cüzdanının verildiği, ancak sanığın resmî işlemleri takip etmek bahanesiyle evlenme cüzdanını geri aldığı, 27.08.2008 tarihinde de … ilinde düğün merasimi yaptıkları, bu tören ve düğün merasimlerinden sonra mağdurenin gerçekte evli olduğunu zannettiği sanıkla hile ile elde edilen rızası dahilinde cinsel ilişkiye girdiği, yaklaşık bir yıl boyunca mağdurenin görev yaptığı … ilinden … iline hafta sonraları gelerek gerçek sandığı evliliği sürdürdüğü, keza bu arada sanığın telkin ve hileleri ile mağdurenin arabasını sattırıp parasını aldığı, bankadan kredi çektirdiği, kredi kartını alıp kullandığı, mağdurenin nüfus cüzdanın yenilenmesi ve Ankara’ya tayin talebini ise, Alman vatandaşı olduğundan evraklar ikmal edilmedi diye usuli işlemleri bahane ederek oyaladığı, zamanın uzaması nedeniyle tayin işinin başlatılmamasını nüfus cüzdanının yenilenmemesine bağlayan mağdurenin önce Kütahya Belediyesi evlendirme memurluğuna sonra da nüfus müdürlüğüne giderek sorması ile evli olmadığını öğrenmesi üzerine 30.09.2009 günü sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığını şikâyette bulunduğu, soruşturmaya başlanıp kamu davası açıldıktan sonra sanığın gerçek isminin … olduğunun ortaya çıktığı olayda, mağdurenin cinsel ilişkiye girme rızasının, kandırıcı nitelikte, yoğun, ustaca sergilenen hileli davranışlarla elde edildiği, gerçekte evlendiği
zannı ile zincirleme şekilde cinsel ilişkiye girdiği, ancak bu rızanın gerçek iradesini yansıtmadığı anlaşıldığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.04.2011 gün ve 2011/56 Esas, 2011/76 sayılı Kararında açıklandığı üzere, Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulundan veya Adli Tıp Kurumu Kanununun 7, 23/B ve 31. maddeleri gereğince Yükseköğretim Kurumları veya birimlerinde Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas kurulu ölçütlerine göre oluşacak bir heyetten rapor alınarak bunun da takdiri ile, sanığın sübut bulan üzerine atılı nitelikli cinsel saldırı suçundan mahkûmiyeti yerine, yazılı şekilde dosya içeriğine uymayan gerekçelerle eylemin rızaya dayandığından bahisle beraat kararı verilmesi, Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısı, katılan … vekili ve sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.