Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/15874 E. 2011/4088 K. 31.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/15874
KARAR NO : 2011/4088
KARAR TARİHİ : 31.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I- Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
5237 sayılı TCY’nın 141. ve 142.maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCY’nın 493/2-son .maddesinde tanımlanan suçun öğelerinin farklı olduğu, olay günü geceleyin katılanın işyerinin kapı kilidini haksız yere ellerinde bulundurdukları anahtarla açıp, işyerinden hırsızlık yapan sanıklar … ve …’ın eyleminin, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d, 143/1.maddesine uyan hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/2-4, 119/1-c maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığını bozmak suçunu da oluşturduğu gözetilmeden bu konuda değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hak yoksunluklarının seçimlik olmaması nedeniyle, 5237 sayılı Yasanın 53/3. maddesi gözetilerek, 53/1. maddesindeki tüm fıkraların uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden,5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “TCK’nun 53/1.maddesinin a-b-d bentlerinde ön görülen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına” ilişkin bölüm çıkarılarak, yerine “53/1.maddesinde belirtilen ve 53/3.maddesindeki kendi alt soyları
üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri dışındaki haklardan sanığın mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar; 53/3.maddesi gözetilerek 53/1-c maddesi uyarınca kendi alt soyları üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına” tümcesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II- Sanık … hakkında kurulan hükmün incelenmesine gelince:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık … tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 31/3 maddesinin uygulanması sırasında, suç tarihine göre 1/2 oranında indirim yapılması gerektiği gözetilmeden, 1/3 oranından indirim yapılarak fazla ceza verilmesi,
2- Suçu işlediği sırada 18 yaşında küçük olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 53/4. maddesine aykırı olarak, 53/1. maddesinin uygulanmasına hükmedilmesi,
3- Sanık …’nın, olay günü geceleyin arkadaşları … ve … ile birlikte katılanın işyerinin kapı kilidini haksız yere ellerinde bulundurdukları anahtarla açıp, işyerinden hırsızlık yapması şeklinde gerçekleşen eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 493/2-son, 522(pek fahiş), 55/3. maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/2-d, 143/1, 31/3, 116/2-4, 119/1-c, 31/3. maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından, işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu açısından 5271 sayılı CMK’nın 253.ve 254. maddelerine göre “uzlaşma” müessesesinin değerlendirilmesi için anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3.maddeleri ışığında ve 5237 sayılı Yasa uyarınca yeniden değerlendirme ve uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkın korunmasına, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.