Yargıtay Kararı 10. Hukuk Dairesi 2021/8454 E. 2021/12142 K. 13.10.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/8454
KARAR NO : 2021/12142
KARAR TARİHİ : 13.10.2021

Mahkemesi : … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesi

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi…. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi …Hukuk Dairesince verilen kararın, fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Davacı, davalıya ait işyerinde10/01/1984-31/08/1992 tarihleri arasında çalıştığını belirterek eksik sürelerin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II-CEVAP
… vekili, müvekkili kurum tarafından yapılan işlemlerde Kanun ve mevzuata aykırılık bulunmadığını, müvekkili kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirtmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Davacının davasının kabulüne,
Davacının 10.01.1984-31.08.1992 tarihleri arasında davalı işyerinde kesintisiz ve tam zamanlı çalışmaları olduğu tespiti ile davalı şirkete ait “… Halıcılık San. ve Tic. A.Ş.” unvanlı 37848.10.14 sicil numaralı işyerinden kuruma bildirilenler dışında;
10.01.1984 – 31.03.1984 tarihleri arasında 32 gün ve günlük 774,00 TL kazançla,
01.04.1984 – 31.12.1984 tarihleri arasında 101 gün ve günlük 817,50 TL kazançla,
01.01.1985 – 30.06.1985 tarihleri arasında 73 gün ve günlük 890,00 TL kazançla,
01.07.1985 – 30.09.1985 tarihleri arasında 61 gün ve günlük 948,00 TL kazançla,
01.10.1985 – 31.12.1986 tarihleri arasında 261 gün ve günlük 1.380,00 TL kazançla,
01.01.1987 – 30.06.1987 tarihleri arasında 105 gün ve günlük 1.540,00 TL kazançla,
01.07.1987 – 30.06.1988 tarihleri arasında 339 gün ve günlük 2.475,00 TL kazançla,
01.07.1988 – 30.06.1989 tarihleri arasında 330 gün ve günlük 4.200,00 TL kazançla,
01.07.1989 – 31.07.1989 tarihleri arasında 10 gün ve günlük 4.784,00 TL kazançla,
01.08.1989 – 31.07.1990 tarihleri arasında 340 gün ve günlük 7.500,00 TL kazançla,
01.08.1990 – 30.06.1991 tarihleri arasında 330 gün ve günlük 13.800,00 TL kazançla,
01.07.1991 – 31.07.1991 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 15.667,00 TL kazançla,
01.08.1991 – 31.07.1992 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 26.700,00 TL kazançla,
01.08.1992 – 31.08.1992 tarihleri arasında 30 gün ve günlük 48.300,00 TL kazançla,
olmak üzere 2.402 gün daha sigortalı olarak çalıştığının tespitine, karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
Fer’i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine,
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Kurum vekili, davanın yöntemince kanıtlanmadığı, hak düşürücü sürenin söz konusu olduğu, yazılı belge bulunmadığı, davanın tanık sözleri ile kanıtlanamayacağı gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Davacının, davalı işverene ait halı atölyesinde 10/01/1984-31/08/1992 tarihleri arasında geçen Kuruma bildirilmeyen hizmetlerinin tespitini istediği eldeki davada, davalı şirkete ait 37848 sicil sayılı işyerinde 10/01/1984 tarihinde işe girdiğine dair işe giriş bildirgesi verilmiş olduğu, davacının söz konusu işyerinden 1984/1,2,3,1985/1,1985/2,1985/3,1986/1,2,3, 1987/1,2,31988/1,2,3, 1989/12.3, 1990/1,2,3, 1991/1,2,3 dönem bordroları malüllük yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanlar için düzenlenmiş bulunduğu ayrıca dinlenen bordrolu tanıkların ise çalışmayı doğruladıkları belirgindir.
Davanın Yasal dayanağı olan 506 sayılı Kanunun 3. maddesinin II numaralı fıkrasına, 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 3395 sayılı Kanunun 1. maddesiyle eklenen (D) bendinde “El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kolları uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.” düzenlemesine yer verilmiş, sonrasında 06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanunun 57. maddesiyle söz konusu bent ilga edilmiş olup yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığından, şu durumda 09.07.1987 – 05.08.2003 (dahil) dönemi bakımından bentte yazılı nitelikteki hizmetin 506 sayılı Kanun hükümleri gereğince uzun vadeli sigorta kollarına tabi zorunlu sigortalılık olarak değerlendirilemeyeceği belirgindir.
Yukarıdaki Yasal düzenleme ve açıklamalar ışığında dava irdelendiğinde, uyuşmazlık konusu 10/01/1984-09/07/1987 dönem yönünden verilen kabul kararı yerinde ise de; 10/07/1987-31/08/1992 arası dönemde anılan Kanun kapsamında malûllük, yaşlılık ve ölüm sigorta kolları bakımından 85. madde gereğince isteğe bağlı sigortalılık başvurusu bulunmayan davacının sunduğu yazılı belgeler karşısında uyuşmazlık konusu dönemde davacının, işverene bağlı olarak yerine getirdiği faaliyetin “el halıcılığı dokuma işi” niteliğinde olup olmadığı belirlendikten sonra, yapılan işin el halıcılığı kapsamında olduğunun anlaşılması halinde davanın 10/07/1987-31/08/1992 dönemi yönünden reddine, aksi halde elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir.
O hâlde, fer’i müdahil Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: … Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Üye …’in muhalefetine karşı, Başkan … ve Üyeler …, … ve …’ün oyları ve oyçokluğuyla 13/10/2021 gününde karar verildi.

KARŞI OY

Davacı …Halıcılık Tic. A.Ş.ye ait işyerinde 10/01/1984-31/08/1992 tarihleri arasında çalıştığını belirterek, eksik sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın kabulüne dair verilen karara karşı feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi … Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, feri müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine katılmadığımız Yargıtay … Hukuk Dairesinin çoğunluk görüşünce hükmün bozulmasına karar verilmiş ise de, aşağıda belirtilen gerekçelerle bozma kararına katılamamaktayım.
Uyuşmazlık, davacının halı dokuma işyerinde geçen çalışmasının yöntemince kanıtlanıp kanıtlanmadığı noktalarında toplanmaktadır.
I) El Halıcılığı Dokuma İşyerlerinde Çalışanların Sigortalılığı:
506 sayılı Kanun’un ilk halinde “el halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar” hakkında özel bir düzenleme bulunmamakta iken; 09.07.1987 tarihinde yürürlüğe giren 20.06.1987 tarih ve 3395 sayılı Kanun’un 1’inci maddesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun 3 üncü maddesinin II numaralı fıkrasına aşağıdaki (D) bendi eklenmiştir.
“D)El halıcılığı dokuma işlerinde çalışanlar hakkında yalnız iş kazaları ile meslek hastalıkları, analık ve hastalık sigorta kollan uygulanır. Ancak bunlar istekleri halinde malullük, yaşlılık ve ölüm sigorta kollan bakımından 85 inci madde hükmüne göre isteğe bağlı sigortalı olabilirler.”
06.08.2003 günü yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun’un 57’nci maddesiyle söz konusu bent yürürlükten kaldırılmış olup Kanun’da yürürlükten kaldırmaya yönelik yasama işleminin geriye yürütüleceğine ilişkin herhangi bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
İşin, işverene ait atölye ve fabrika benzeri bir işyerinde, işverenin denetim ve gözetimi altında ve ona bağımlı olarak geçmesi durumunda yapılan işin hizmet akdi niteliğinde olduğu ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacağı belirgindir.
Kırklareli ilinde halı dokuma işinde çalışanlar tarafından açılan sigorta başlangıç tarihinin tespiti davalarının kabulüne dair kararların Yargıtay tarafından onandığı, Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 21.04.2016 gün ve 2016/5478 – 2016/6136 E.K; Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 16.11.2017 gün ve 2016/15755 – 2017/9339 E.K.; Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 16.11.2017 gün ve 2016/16248 – 2017/9342 E.K.; Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 25.01.2018 gün ve 2016/15537 – 2018/611 E.K.; Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 22.03.2018 gün ve 2016/16489 – 2018/2657 E.K.; Yargıtay 10.Hukuk Dairesinin 29.03.2018 gün ve 2018/1130 – 2691 E.K.sayılı kararlarının bu yönde olduğu görülmektedir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.05.2019 gün ve 2016/21-626 E. 2019/522 K. sayılı kararında açıklandığı üzere; hukuk devleti, devlet ve insan faaliyetlerine yön veren, yönetilenlere hukuk güvenliği sağlayan ilkeler bütünüdür. Devletin organ ve kurumları bakımından bu ilkeler birer sınırlama niteliği taşırken, vatandaşlar açısından hukuki güvenlik içinde yaşamanın araçları olarak işlev görmektedir.
Hukuki güvenlikle bağlantılı olarak “genellik” ve “öngörülebilirlik”, hukuk devletinin iki temel unsuru kabul edilir. Genellik unsuru, hukukun özel kişi ya da durumlara değil, herkesi kapsayacak biçimde genel, soyut ve tarafsız, geçmişe uygulama yasağı çerçevesinde ileriye yönelik, kamuya açık kurallar üzerine inşa edilmesi anlamını taşır.
Hukukun öngörülebilirliği ise, hukukun anlam açısından belirgin ve açıkça ifade edilmiş, istikrarlı ve birbiriyle uyumlu kurallar ile önceden tahmin edilebilir uygulamalara dayanmasıdır. Bireylerin hukukun gerektirdiği şeyi önceden bilmeleri ve davranışlarını buna göre düzenlemelerini sağlayan bir ilke olarak hukuki öngörülebilirliğin hukuki belirlilik ile ilişkisi, bu noktada çok açıktır. Hukuk kurallarının bütünüyle belirsiz olduğu kabul edildiğinde, hukuki öngörülebilirlikten de söz edilemeyecektir. Hukuki güvenirlik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir. Buradaki asıl amaç hukuki barışın sağlanmasıdır.
El halıcılığı dokuma işyerlerinde çalışan bir kısım sigortalıların hizmet tespiti veya sigorta başlangıç tarihinin tespiti davaları kabul edilmiş, Yargıtay onamasından geçerek kesinleşmiş ve bu kişilere uzun vadeli sigorta kollarından yaşlılık aylığı dahi bağlanmış iken bir kısım sigortalıların davalarının reddedilmesi, toplumdaki adalet anlayışını örseleyen, hukuki güvenlik ilkesini ihlal eden sonuçlara yol açacağından çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
II) Hukuki Güvenlik İlkesi:
El halıcılığı dokuma işinin işverene ait atölye ve fabrika benzeri bir işyerinde, işverenin denetim ve gözetimi altında ve ona bağımlı olarak geçmesi durumunda yapılan işin hizmet akdi niteliğinde olduğu ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacağı açık olup; bu sigortalıların uzun vadeli sigorta kolları kapsamında sayılmamalarını gerektirir gerçek ve makul bir neden olmadığından, Anayasal sosyal güvenlik güvenlik ilkesine aykırı Kanun hükmünün dar yorumlanması gerektiği kanaatindeyim.
El halıcılığı dokuma işyerlerinin asli işi “el halısı dokunması” olup bu işi yapanların sigortalı sayılmamasına karşın bu işyerlerinde şoför, aşçı, yönetici olarak çalışan kişilerin sigortalı sayılmasının makul bir izahı bulunmamaktadır.
Bu çalışanların uzun vadeli sigorta kolları kapsamı dışında tutulması, ölçülülük ilkesine aykırıdır ve Anayasal sosyal güvenlik ilkesinin ihlali sonucunu doğurduğundan, yargısal içtihatlarda anılan Kanun hükmü dar yorumlanarak hizmet akdi unsurlarını eksiksiz taşıyan iş ilişkisinin tespitine imkan tanınmalıdır.
III) Çalışma Olgusunun Tespiti:
Somut olayda, davacının 10.01.1984 tarihli işe giriş bildirgesi ile iş yerinde çalışmaya başladığı ve tüm dosya kapsamına göre 31.08.1992 tarihine kadar kesintisiz çalıştığı ve çalışmasının tam süreli olduğu, işin işverene ait atölye ve fabrika benzeri bir işyerinde, işverenin denetim ve gözetimi altında ve ona bağımlı olarak geçmesi nedeniyle yapılan işin hizmet akdi niteliğinde olduğu ve uzun vadeli sigorta kollarına tabi olacağı, Kırklareli ilinde halı dokuma işinde çalışanlar tarafından açılan sigorta başlangıç tarihinin tespiti davalarının kabulüne dair kararlarının Yargıtay tarafından onandığı, Yargıtay….Hukuk Dairesinin 21.04.2016 gün ve 2016/5478 – 2016/6136 E.K; Yargıtay (kapatılan) ….Hukuk Dairesinin 16.11.2017 gün ve 2016/15755 – 2017/9339 E.K.; Yargıtay (kapatılan) 21.Hukuk Dairesinin 16.11.2017 gün ve 2016/16248 – 2017/9342 E.K.; Yargıtay (kapatılan) …Hukuk Dairesinin 25.01.2018 gün ve 2016/15537 – 2018/611 E.K.; Yargıtay (kapatılan) …Hukuk Dairesinin 22.03.2018 gün ve 2016/16489 – 2018/2657 E.K.; Yargıtay …Hukuk Dairesinin 29.03.2018 gün ve 2018/1130 – 2691 E.K. sayılı kararlarının bu yönde olduğu, tüm dosya kapsamı ile davacının çalışmasının uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu anlaşıldığından, bozma yönündeki çoğunluk görüşüne belirtilen nedenlerle katılamamaktayım.