Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/22110 E. 2012/2823 K. 13.02.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/22110
KARAR NO : 2012/2823
KARAR TARİHİ : 13.02.2012

Hırsızlık suçundan sanık …’ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 491/1, 522, 523, 59, 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun’un 4 ve 6. maddeleri gereğince 500.000 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına ve cezasının ertelenmesine dair, Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 29/06/1999 tarihli ve 1999/127-995 sayılı kararını müteakip, hükümlünün 16/09/2009 tarihli dilekçesi ile arşiv kaydının silinmesi kararı verilmesi talebi üzerine, arşiv kaydının 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun geçici 2/2. maddesi gereğince silinmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 07/10/2009 tarihli ve 2009/1103 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/11/2009 tarihli ve 2009/275 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 06.06.2010 tarih ve 2010/6691/36222 sayılı Kanun Yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2010 tarih ve 2010/146749 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle incelendi.
MEZKUR İHBARNAMEDE;
5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında “Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkûmiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet başsavcılığının veya Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığın eyleminin Anayasanın 76. maddesi kapsamında kaldığı ve 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkûmiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nun 309. Maddesi gereğince anılan kararın bozulmasına lüzumunun ihbar olunduğu anlaşılmış olmakla,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanunyararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görüldüğünden istemin kabulü ile hırsızlık suçundan hükümlü … hakkında Üsküdar 2. Sulh Ceza Mahkemesince verilip kesinleşen 29.06.1999 tarih ve 1999/127-995 esas ve karar sayılı mahkumiyet kararına ilişkin arşiv kaydının silinmesine dair karara karşı yapılan itirazın reddine dair Üsküdar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2009 tarih ve 2009/275 değişik iş sayılı kararının Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.04.2010 tarih ve 2010/6-46 esas, 2010/93 sayılı kararı ile Anayasa Mahkemesinin 14.04.2011 tarihli RG’de yayımlanan 20.01.2011 tarih ve 2008/44 esas ve 2011/21 karar sayılı iptal kararın henüz yürürlüğe girmediği de gözetilerek 5271 sayılı CMK.nın 309/4-a. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 13.02.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.