YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/5428
KARAR NO : 2021/11298
KARAR TARİHİ : 28.12.2021
İNCELENEN KARARIN;
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : 3713 sayılı Kanunun 7/2, TCK’nın 62, 50/1-a, 52/2, 63. maddeleri gereğince mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
A-Mahkeme kararlarının Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde, sanıkları, mağdurları, Cumhuriyet savcısı ve herkesi inandıracak şekilde olması, Yargıtayın tutarlılık denetimini yapabilmesi için kararın dayandığı tüm verilerin, bu verilere mahkeme tarafından ulaşılan sonuçların; iddia, savunma ve tanık anlatımlarına ilişkin değerlendirmelerin açık olarak gerekçeye yansıtılması, bu suretle dava konusu eylemin oluşup oluşmadığı, oluşmuş ise suç olarak tanımlanıp tanımlanmayacağı konusundaki mahkeme kabulünün duraksamaya yol açmayacak biçimde karar yerinde gösterilmesi gerekirken; mahkemenin anılan ilkelere aykırı davranarak gerekçeli kararında sanığın hangi söz ve eylemleriyle terör örgütü propagandası yapma suçunu işlediği, suçunun delillerinin nelerden ibaret olduğu belirtmeden Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1, T.C. Anayasasının 141/2, CMK’nın 34/1 ve 230/1-c maddelerine de aykırılık oluşturacak biçimde gerekçesiz hüküm kurması,
B-Kabul ve uygulamaya göre;
1-Facebook sosyal medya hesabında bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda birden fazla kez terör örgütü propagandası yapma suçuna ilişkin eylemleri gerçekleştiren sanık hakkında hükmolunan cezada TCK’nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayini,
2-Takdiri indirim nedeni olarak failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failinin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususların göz önünde bulundurulması gerektiği dikkate alındığında, sanık hakkında gerekçesi belirtilmeden TCK’nın 62. maddesinin uygulanmasına rağmen, sanığın ileride tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu kanaat elde edilememesi nedeniyle TCK’nın 51 ve CMK’nın 231. maddesinin uygulanmaması suretiyle hükmün kendi içinde çelişkiye düşülmesi,
3-TCK’nın 62. maddesinin uygulanması sırasında yasal ve yeterli gerekçenin gösterilmemesi,
4- Yasal zorunluluk olmadığı halde suç tarihinde yaşı büyük sanık hakkında hatalı gerekçeyle TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanmasına karar verilmesi,
5-Sanığın terör örgütü propagandası yapma suçunu oluşturan son eylemini 26.12.2014 tarihinde gerçekleştirdiği dikkate alındığında İlk Derece Mahkemesi karar başlığında hatalı olarak suç tarihinin “26.01.2015 – 27.07.2015” olarak gösterilmesi,
6-28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanunun 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğunda, hükmün bu nedenlerle BOZULMASINA, CMK’nın 283/1 ve 307/4. maddeleri uyarınca ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 28.12.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.