Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2011/30371 E. 2012/7009 K. 27.03.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/30371
KARAR NO : 2012/7009
KARAR TARİHİ : 27.03.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Kendisine müdafii atandığından sanığın haberdar edilmediği durumlarda, müdafiye yapılan tefhim veya tebliğ kendisine bağlanan hukuki sonuçları doğurmaz. İnceleme konusu somut olaya gelince; sanık … hakkında verilen 31.12.2002 tarihli mahkumiyet hükmünün sanığın temyizi nedeniyle yüksek Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 19.09.2005 günlü bozma kararından sonra yapılan yargılaması sırasında adı geçen sanığa mahkemenin istemi üzerine müdafii atandığı, yüzüne karşı tefhim edilen kararı sanığın atandığından haberdar olmadığı bu müdafii tarafından temyiz edilmediği, yapılan bu tefhimin kendisine zorunlu müdafii atandığından haberdar edilmeyen adı geçen sanık açısından hukuksal sonuç ifade etmediği gibi, kararın sanığa tebliğine ilişkin belgeye de dosya içerisinde rastlanılamadığının anlaşılması karşısında; sanığın 7 günlük temyiz süresinden sonra verdiği 27.02.2006 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilmekle, mahkemenin, sanığın temyiz talebinin reddine dair 13.03.2006 tarihli ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Sanığın yakalanması üzerine 08.02.2002 tarihli kolluk yazısına göre suçunu itiraf edip çalmış olduğu müştekiye ait aracı sattığı kişiyi söyleyerek aracın bulunup müştekiye teslimini sağladığının anlaşılması karşısında; bu husus araştırılarak, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, sanık hakkında CMUK.326/son maddesinin gözetilmesine; 27/03/2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.