YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/10896
KARAR NO : 2021/11118
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İpoteğin paraya çevrilmesi sureti ile ilamlı icra takibinde, örnek 6 numaralı icra emri tebliği üzerine asıl borçlu ile ipotek borçlusu icra mahkemesine başvurularında, asıl borçlu tarafından yapılan ödemeden sonra yeni bir hesap kat ihtarnamesi tebliğ edilmeden takip başlatıldığını, işlemiş faiz tutarının fahiş olduğunu ve sair itirazlarını ileri sürerek takibin iptalini talep etmişler, mahkemece, asıl borçluya ihtarname tebliğ edildiği ve itiraz edilmediği, ipotek borçlusuna ise, ihtarname bila tebliğ iade edilmiş ise de, icra emri tebliği ile beraber takibin kesinleştiği, bu aşamada ipotek borçlusunca muaacceliyet ihtarı yapılmadığının ileri sürülemeyeceği gerekçesi ile ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak istemin reddine karar verildiği, kararın borçlular tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi’nce, ipotek borçlusu yönünden şikayetin, icra emri tebliğinden itibaren yasal 7 günlük şikayet süresi içerisinde olmadığı, asıl borçlu yönünden ise bilirkişi raporunun yeterli olduğu belirtilerek istinaf başvurusunun esastan reddine hükmedildiği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği, dairemizce “… ipotek borçlusu yönünden süresiz şikayete tabi olan ihtarname tebliğine ilişkin şikayetin esası incelenerek, asıl borçlu yönünden de ek rapor alınmak suretiyle icra emrinde talep edilen asıl alacak tutarı üzerinden işlemiş faiz ve BSMV hesabı yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken” gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği ,bozmaya uyan mahkemece yargılama yapılarak “ Davacı …’in davasının kabulü ile; İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2016/2817 Esas sayılı icra takip dosyasından davacı borçlu …’e gönderilen icra emrinin iptaline, davacı … İnşaat Mobilya Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti’nin davasının reddine” karar veriliği, kararın borçlular tarafından temyiz edildiği görülmüştür
Bilindiği üzere; Yargıtay’ın bozma ilamına uyulmasına karar verildiği takdirde, mahkeme artık bu uyma kararı ile bağlıdır. Mahkeme bozma kararına uygun yeni bir karar vermek zorundadır. Çünkü bozmaya uyma kararı ile bozma yararına olan taraf açısından usule ilişkin kazanılmış hak doğmuş olur.
Somut olayda, Dairemizin bozmaya ilişkin ilamına uyulmasına karar verildiği halde, asıl borçlu şirkete ilişkin bozma gerekçesi olan alacaklının takip talebinde istediği asıl alacak tutarı olan 91.900,21 TL üzerinden değil, 130.221,01 TL üzerinden ( bozmadan sonra 189.049,97 TL) işlemiş faiz hesabı yapıldığı, bu suretle yapılan hesap sonucu takip tarihi itibariyle istenebilecek toplam alacak tutarının şikayete konu icra emrinde istenenden fazla hesaplandığı ve takipte istenen tutar, raporda hesaplanandan daha düşük olduğundan takibin yerinde olduğu sonucuna ulaşıldığı, ayrıca BSMV’nin raporda, icra emrinde talep edilenden daha düşük tespit edilmesine rağmen mahkemece bu hususta değerlendirme yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda; taleple bağlılık ilkesi nazara alınarak, bilirkişice icra emrinde istenen asıl alacak olan 91.900,21 TL üzerinden işlemiş faiz hesabı yapılması gerektiği hususları göz önünde bulundurulmadan hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Bu hali ile ilk derece mahkemesince bozma kararına uyulmasına rağmen bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği görülmekle, yukarıda bahsi geçen hususlar değerlendirilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi için mahkeme kararının borçlu Promono Mimarlık İnşaat Mobilya Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti. yönünden bozulması cihetine gidilmiştir.
SONUÇ: Borçlu Promono Mimarlık İnşaat Mobilya Ticaret ve Sanayi Ltd.Şti’nin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile, İstanbul 15. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 20.04.2021 tarih ve 2020/24 E. – 2021/359 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçluların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, dosyanın ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 07/12/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.