YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/12486
KARAR NO : 2011/1284
KARAR TARİHİ : 22.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Geceleyin bina içinde hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- 5237 sayılı TCK.nun 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nun 492/1 maddesindeki suçun öğelerinin farklı olduğu, eylemin, 5237 sayılı Yasanın 142/1-b maddesindeki hırsızlık suçunun yanı sıra aynı Yasanın 116/1-4, maddesindeki konut dokunulmazlığını ihlal suçunu da oluşturduğu, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağı gözetilerek, 5237 sayılı Yasaya göre hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını oluşturan eylemler nedeniyle uygulama yapılıp sonucuna göre lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
2- Sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 492/1, 81/2 maddelerine göre, 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun aynı suça uyan 142/1-b, 143, 53/1; 116/1-4, 53/1 maddelerinde öngörülen özgürlüğü bağlayıcı cezanın türü, alt ve üst sınırları bakımından anılan Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında; 5271 sayılı CMK.nun 253 ve 254. maddeleri uyarınca işyeri dokunulmazlığını ihlal suçu ile ilgili olarak uzlaşma hükümleri de değerlendirilerek 5237 sayılı TCK.nun sanık yararına olduğunun gözetilmesinde zorunluluk bulunması,
3- Sanık yakalandıktan sonra, çaldığı eşyalardan cep telefonunu hakkında ek takipsizlik kararı verilen …’a sattığını belirtmesi ve bu kişinin işyerinde çalınan bir kısım eşyadan olan cep telefonunun ele geçirilerek yakınana teslim edildiğinin anlaşılması karşısında; kısmi iade nedeniyle yakınandan rızası sorularak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 168/1-4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görüldüğünden hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.