YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/4547
KARAR NO : 2021/6906
KARAR TARİHİ : 07.12.2021
MAHKEMESİ : SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 15.01.2019 tarih ve 2015/2022 E. – 2019/15 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’nce verilen 11.09.2019 tarih ve 2019/894 E. – 2019/1071 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin lisanlı petrol ürünleri dağıtım işi ile iştigal ettiğini, bu kapsamda davalı şirket ile 01/04/2015 tarihli bayilik sözleşmesi kapsamında gaz vermeye başladığını, davalı şirkete 08/04/2015-13/05/2015 tarihleri arasında 186.228,33 TL’lik gaz verildiğini, davalı şirkette müvekkiline 109.500 TL ödemede bulunulduğunu, davalının müvekkili şirkete 76.728,33 TL bakiye borcu kaldığını, bayilik sözleşmesi 10. maddesi gereği teslim edilen gazın bedelinin teslim sırasında peşin ödeme şeklinde olup, davalı şirketçe 76.728,33 TL borcun ödenmediğini, borcun ödenmemesi nedeni ile davalı şirkete yönelik icra takibi başlatıldığını ancak davalı şirket vekilince yetki ve borç yönünden itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, takibe yapılan itirazların haksız ve ileri sürerek itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında imzalanmış sözleşmenin, takipten önce ihtarname ile fesih edilmiş bir sözleşme olduğunu, feshedilmiş sözleşmedeki yetkiye dayanılamayacağını,yetkili icra ve mahkemelerin müvekkilinin merkezinin bulunduğu Boğazlıyan İcra ve Mahkemeleri olduğunu, davacının takip dayanağı olarak gösterdiği faturalarla ilgili malların bir kısmının müvekkiline teslim edilmediği gibi davacının
sözleşmeye aykırı bir şekilde m3/ton fiyatını fiyatlandırdığını, nitekim müvekkilinin sözleşmeyi fesh etmesinin nedeninin davacının müvekkiline uyguladığı fiyat politikası olduğunu, yapılan anlaşma ve şirket yetkililerinin sözlü beyanlarına göre davacının, müvekkiline sattığı malın m3’nü İzmit Rafinerisi satış fiyatı üzerinden faturalandırma yapıldığını ve bunun da müvekkilinin satın aldığı malı perakende olarak sattığında kar edemeyeceği gibi zararına satış yapması anlamına geldiğini, davacı şirket yetkililerinin defaten uyarıldığını ve fakat sözleşmeyi, aradaki anlaşmayı ihlal edilmesine devam edilmesi üzerine müvekkilinin bayilik sözleşmesini fesh ettiğini, takip dayanağı faturaların müvekkiline ibraz edilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan delilleri bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ticari defterler ve kayıtlarında; icra takibine konu 7 adet genel toplamı 186.228,33 TL olan faturaların kayıtlı olduğu, bunun karşılığında davalının 109.500,00TL ödeme yapıldığı, davalı şirketten bakiye 76.728,33 TL alacaklı göründüğü, davalı şirketin kayıtlarını inceleyen 13/04/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre; davalı şirket kayıtlarında dava konusu 7 adet faturadan; toplam 156.077,44 TL tutarlı 5’i kayıtlı, 2’si kayıtlı değil ise de; davalı şirketin kayıtlarında yer almayan 08/05/2015 tarihli faturaya ait aynı tarihli A143512 nolu sevk irsaliyesi teslim alan Hüseyin Şener. 11/05/2015 tarihli faturaya ait aynı tarihli 143516 nolu sevk irsaliyesi Sinan Özturgut(şirket yetkilisi) imzalı olduğu, davaya ve takibe konu faturalardaki ve sevk irsaliyelerindeki LPG-Otogaz miktarı toplamı 52.740kg’ın birbiri ile örtüştüğü, 7 adet teslim alan imzalı sevk irsaliyelerine itirazda bulunulduğuna dair dosya içeriğinde belge ve bilgi bulunmadığı, taraflar arasında imzalanan 01/04/2015 tarihli sözleşmede davacı şirketin Otogaz(LPG) satış fiyatlarının İzmit Rafinerisi ve/veya Kırıkkale Rafinerisi çıkış fiyatlarına göre belirleneceği taahhüdüne yönelik herhangi bir hüküm bulunmadığı, İzmit Rafinerisi Otogaz (LPG) satış fiyatına göre davacı şirketin ve davalı şirketin litre başı kâr miktarları ve oranlarının raporun 4.8/2 bölümünde hesaplandığı, davacının icra takip tarihi itibariyle; davalıdan 76.728,33 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalının Çorum 3. İcra Müdürlüğü’nün 2015/6887 esas sayılı dosyasında yaptığı itirazının iptali ile takibin 76.728,33 TL asıl alacak ile bu alacağa icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz üzerinden devamına, asıl alacak olan 76.728,33 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşmeden kaynaklandığı, tarafların tacir olduğu, sözleşmeye göre takibin ve davanın yetkili icra müdürlüğü ve mahkeme nezdinde görüldüğü, sözleşmenin feshi ve fiyat farkından doğan alacağa yönelik bir dava bulunmaması karşısında bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu, ihtilaflı olan iki fatura içeriği malzemeye ilişkin sevk irsaliyesinde imzası bulunan Sinan Özturgut ve Hüseyin Şener’in taraflar arasında ihtilafsız olan dönemlere ilişkin sevk irsaliyelerinde de teslim alan olarak isim ve imzalarının bulunmaları karşısında, mahkemece verilen kararın dosya içerisinde mevcut deliller kapsamında usul ve yasaya uygun olması gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekilince yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK’nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3.930,81 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.