Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/4286 E. 2021/7307 K. 22.12.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4286
KARAR NO : 2021/7307
KARAR TARİHİ : 22.12.2021

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
BİRLEŞEN DAVA : DİDİM (YENİHİSAR) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
2008/89 ESAS

TÜRK MİLLETİ ADINA

Taraflar arasında görülen davada Didim (Yenihisar) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.09.2017 gün ve 2014/549 – 2017/531 sayılı kararı bozan Daire’nin 27.06.2019 gün ve 2017/5319 – 2019/4925 sayılı kararı aleyhinde birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Didim’de işlettiği akaryakıt istasyonunun 400 metre uzağında davalının da akaryakıt istasyonunun bulunduğunu, davalı istasyonunun Özgürlük Caddesine ruhsat ve plan dışı açtığı kapılarla müşteri aldığını, Didim Belediyesince takılan mühürlerin söküldüğünü, işletme için alınan ruhsatların dahi geçerli olmadığını, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek haksız rekabete yol açan durumun eski hale getirilmesini, 10.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosyada davacı vekili, müvekkilinin Didim’de işlettiği akaryakıt istasyonunun karşısında davalının akaryakıt istasyonunun bulunduğunu, davalı istasyonunun tüm ruhsatları ve bayilik lisanslarının mahkeme kararına istinaden iki kez iptal edildiğini, Didim Belediyesince takılan mühürlerin söküldüğünü, gayri nizami faaliyette bulunulduğunu, bu eylemlerin haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek 50.000.- TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, bozmadan sonra sunduğu ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.
Asıl ve birleşen davada davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, asıl dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davanın kabulü ile, 50.000 TL’sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile bakiye 187.327,67 TL’sine ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte toplam 237.327,67 TL’nin birleşen davalıdan alınarak birleşen davacıya verilmesine dair verilen kararın birleşen davada davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez, birleşen davanın davacısı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre birleşen davada davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, haksız rekabete dayalı tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, verilen asıl ve birleşen davanın reddine dair kararın davacılar vekilince temyizi üzerine Dairemizin 16.12.2013 tarih ve 2013/9047-22970 E.K. sayılı ilamı ile asıl dava davacısı vekilinin temyiz itirazları reddedilmiş, “…. birleşen 2008/89 Esas sayılı dosyada dava tarihi 21.02.2008 tarihi olup birleşen dosyaya ilişkin haksız rekabetin oluşup oluşmadığı yönünde bir gerekçeye yer verilmediği, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da asıl dava tarihi esas alınıp birleşen davanın açıldığı tarih itibariyle değerlendirme yapılmadığı” gerekçesiyle birleşen davada verilen hüküm bozulmuştur. Bozmaya uyulup birleşen dava yönünden bilirkişi raporu alınmasından sonra birleşen dava davacısı ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 237.327,67 TL’ye çıkarmış, mahkemece birleşen davanın ıslah edilmiş haliyle kabulü üzerine davalı vekilince karar temyiz edilmiş, Dairemizin 27.06.2019 tarih ve 2017/5319 E.- 2019/4925 K. sayılı ilamının 1 nolu bendinin yanı sıra 2 nolu bendi ile “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E- 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi de doğru görülmemiştir” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
22.07.2020 tarihinde kabul edilen ve Resmi Gazete’de 28.07.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile 6100 sayılı HMK’nın 177. maddesinin birinci fıkrasından sonra gelmek üzere “Yargıtay’ın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması hâlinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz.” fıkrası eklenmiştir. Bu düzenleme ile Yargıtay’ın bozma kararı sonrası dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar ıslah yoluna başvurulabilmesi olanaklı hale getirilmiştir. Bu durum karşısında 6100 sayılı HMK’nın 7251 sayılı Kanun’un 18. maddesi ile değişik 177/2. maddesinin davaya uygulanabilir olmasından ve bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin bozma nedeninin yasal dayanağı kalmadığından Dairemizin 27.06.2019 tarih ve 2017/5319 E- 2019/4925 Karar sayılı ilamının 2 nolu bendinin kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Öte yandan Dairemizin anılan ilamının 3 nolu bendi ile bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin bozmadan sonra ıslahla arttırılan kısma yönelik ve sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemişse de mahkemece, Dairemizin 1 numaralı bozma ilamına uyulması halinde ıslahla artırılan kısım yönünden de kanunda yapılan değişikliğin mevcut ıslah talebine etkili olup olmadığının değerlendirilerek bir sonuca varılacak olmasına göre de 27.06.2019 tarih ve 2017/5319 E- 2019/4925 Karar sayılı ilamının 3 nolu bendinin de kaldırılması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.06.2019 gün ve 2017/5319 E.- 2019/4925 K. sayılı bozma ilamının (2) ve (3) numaralı bentlerinin kaldırılmasına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 22/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.