YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/3066
KARAR NO : 2013/7028
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan sanık …’ın yapılan yargılaması sonunda; atılı suçtan mahkûmiyetine dair … Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 25.12.2012 gün ve 2012/100 Esas 2012/421 Karar sayılı re’sen temyize tâbi hükmün incelenmesi için dava evrakı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle incelenerek gereği düşünüldü:
Kollukça tutulan 15.01.2012 tarihli ihbar tutanağı içeriğinden ismini vermek istemeyen bir şahsın Asayiş Şube Müdürlüğüne gelerek … sayılı ardeste … isimli şahsın bayanlara fuhuş yaptırdığını bildirmesi üzerine, sözkonusu ikamette yapılan aramada mağdure …, …, … ve ev sahibi … isimli şahısların yakalandıkları, …’ın beyanında …’ın ablası … ile gayriresmî evli olduğunu ve …’ın kendilerine fuhuş yaptırdığını ifade ettiği, …’in de benzer şekilde beyanlarda bulunarak mağdurenin beyanın aksine beş ay önce mağdure ile dilenirken … isimli şahıs ile tanıştıklarını ve dört ay önce …’ın kendisini ve mağdureyi evine çağırdığını ve fuhuş yaptırmaya başladığını belirttiği, sanığın ise istikrarlı şekilde atılı suçlamaları kabul etmeyerek, …’ın halasının kızı ile evli olduğunu, bu nedenle tanıdığını, …’ın bayanlara fuhuş yaptırdığını, önceden tanıdığı mağdure …’ın da …’ın evine fuhuş için gittiğini öğrenince polise gidip ihbarda bulunduğunu ancak isminin gizli kalmasını istediğini, bunu öğrenen …’ın, mağdureyi yönlendirerek kendisi hakkında suç isnadında bulunduğunu ifade ettiği, mağdurenin aşamalardaki ifadelerinin tutarsız ve çelişkili olup, kolluk aşamasında dinlenen tanık …’nın beyanları ile de çeliştiği, mağdurenin olaydan sonra soruşturma makamlarına başvurmadığı, fuhuş ihbarı sonucu polis tarafından yakalandığı nazara alınarak; mağdurenin meyve suyuna ilaç katılarak ve tehdit edilerek ırzına geçildiğine dair iddiasını doğrulayacak mağdurenin soyut iddiası dışında sanığın cezalandırılmasına yeterli her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, mağdurenin, sanığın fuhuş olayını ihbar etmesi üzerine birtakım yönlendirmeler ile sanığa suç isnadında bulunmuş olabileceği, oluşan şüphenin sanık lehine değerlendirmesi gerektiği gözetilmeden, atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre de;
Mağdurenin, annesinin nüfus kütüğüne kayıtlı olup, mağdurenin annesi …’ın … doğumlu olup … tarihinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını kazanarak nüfusa tescil edildiği, mağdurenin ise 01.03.1998 doğumlu olup nüfusa doğum tarihi olarak belirtilen tarihten yaklaşık 6 yıl 8 ay, annesinin nüfusa tescil gününden itibaren ise yaklaşık 7 ay sonra 04.11.2004 tarihinde tescil edildiği ve mağdurenin dosyada bulunan vesikalık fotoğrafındaki görünüşü de nazara alınarak, suçun niteliğine ve oluşumuna etkisi bakımından mağdureye ait doğum tutanağı getirtilerek, resmî bir sağlık kurumunda doğmadığının anlaşılması halinde, yaş tesbitine esas olacak kemik grafileri çektirilmek suretiyle sağlık kurulu raporu alınması, gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak mağdurenin suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel şekilde saptanmasından sonra sanığın hukuki durumun tayin ve takdiri gerekirken, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, re’sen temyize tâbi hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanık …’ın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için mahalline en seri biçimde bildirilmesi hususunda Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.