Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/9875 E. 2021/11657 K. 18.11.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/9875
KARAR NO : 2021/11657
KARAR TARİHİ : 18.11.2021

Davacı … ile davalılar 1-…, 2-… aralarındaki alacak davasına dair Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 13/05/2016 tarihli ve 2015/863 E. – 2016/465 K. sayılı hükmün onanması hakkında Yargıtay (Kapatılan) 13. Hukuk Dairesince verilen 24/09/2019 tarihli ve 2016/25386 E. – 2019/8696 K. sayılı karara karşı, davacı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiştir.
Düzeltme isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı,davalıların 77.000,00 TL meblağlı senet bedelini ödemediğini bu nedenle 21.08.2014 tarihinde Denizli 3.İcra Müdürlüğünün 2014/4955 esas sayılı dosyası ile borçlular hakkında icra takibi başlattığını, davalı … …’in senedin zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle Denizli 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/653 esas sayılı dosyasında dava açtığını, mahkemece takibe konu senedin vade tarihinden itibaren üç yıl geçtikten sonra işleme konması sebebiyle 2014/836 karar sayılı kararıyla takibin durdurulmasına karar verildiğini,davalı …’ın Denizli’de emlak işiyle uğraştığını,kendini ev satımından dolayı mağdur ettiğini,borcunu ödememiş olması sebebiyle haksız zenginleştiğini belirterek 77.000,00 TL’nin 30.06.2011 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı … …,dava değerine göre alacağın senetle ispat edilmesini gerektiğini, dava dilekçesinde alacağı kanıtlayan hiçbir senedin sunulmadığını,aleyhine başlatılan icra takibini iptal eden Denizli 2.İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/653-2014/806 sayılı hükmün davacı aleyhine olduğunu belirterek davanın reddini dilemiş,diğer davalı,davaya herhangi bir cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın karz ilişkisinden kaynaklanan haksız zenginleşmeye dayalı açılmış alacak davası olduğunu,karz ilişkisinde paranın ödünç olarak verildiği hususunun davacı tarafın ispat etmesi gerektiğini,davacı tarafça paranın ödünç olarak davalı tarafa verildiği hususunda herhangi bir yazılı belge sunulmadığını,davanın yasal delillerle ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş;davacının temyizi üzerine hüküm, (kapatılan) Yargıtay 13. Hukuk Dairesince 24/09/2019 tarih ve 2016/25386-2019/8696 sayılı ilamı ile onanmış; davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar Düzeltme aşamasında diğer davalı … 10.03.2020 tarihli beyan dilekçesi vermiş ve bu dilekçede;davalı ile birlikte emlak işi ile uğraştığını, davacının (eski eşi) abisine ait evi sattıklarını, 153.000,00 TL’yi davacıdan borç olarak aldıklarını ve bu amaçla iki senet düzenlendiğini,diğer senetle ilgili açılan davada davanın kabulüne karar verildiğini belirtmiştir.
Davaya konu senet incelendiğinde; 25.03.2011 tanzim, 30.06.2011 vade tarihli 77.000,00 TL bedelli bono olduğu,senet alacaklısının davacı …,senet asıl borçlusunun davalı … (…), senet kefilinin ise davalı … olduğu anlaşılmıştır.
Diğer senetle ilgili mahkeme dosyası incelendiğinde ise; eldeki davaya konu senedin,diğer davaya konu senetle birebir aynı olduğu farklılığın bu senette davalı …’un asıl borçlu,davalı …’ın kefil olduğu görülmüştür.
Aynı borca ilişkin verilen diğer senetle ilgili Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 31/12/2019 tarih 2019/736-2019/1467 sayılı davanın kabulüne ilişkin kararı (davalı …’un asıl borçlu olduğu dosyada)Dairemizin 16/06/2021 tarih 2020/9200 -2021/6641 sayılı ilamı ile onanmış, davalı …’ın karar düzeltme istemi ise Dairemizin 11/11/2021 tarih 2021/7760 – 2021/11324 sayılı ilamı ile reddedilmiştir.
Kesinleşen bu kararda; davanın, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak davası olduğu, davacının davalılardan … ile evli olduğu dönemde davacının Almanya’da bulunan abisi …’in, evinin davalı … tarafından 163.000,00 TL’ye satıldığını, bu paranın 153.000,00 TL’sinin davalı … ve gayri resmi ortaklık yaptığı diğer davalı … tarafından emlak alınıp satılmak ve işletilmek üzere borç olarak alındığını ve …’in isteği üzerine davacı kardeşi …’in alacaklı olduğu 77.000,00 TL’lik iki ayrı senet düzenlendiğini, davaya konu olan 25.03.2011 tanzim tarihli, 30.06.2011 vade tarihli 77.000,00 TL bedelli asıl borçlusunun …, kefilin … olduğu bonodan dolayı davacının davalılardan alacak talebinin haklı olduğu (davalılardan …’un davayı kabul etmesi nedeniyle, … açısından HMK’nin 308, 311.maddeler gereğince kabul beyanı doğrultusunda, diğer davalı açısından toplanan delillere göre) gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hal böyle olunca; Denizli 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31/12/2019 tarih 2019/736-2019/1467 sayılı kesinleşmiş kararına göre,davacının abisine ait evin satıldıktan sonra davalılara borç olarak verildiği ve iki ayrı senet düzenlediğine ilişkin maddi vakıanın kabulü ve kefil …’un kabul beyanı doğrultusunda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşılmakla davacının karar düzeltme talebinin kabulü ile (kapatılan) Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 24/09/2019 günlü ve 2016/25386-2019/8696 sayılı onama ilamının kaldırılarak mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile (kapatılan) Yargıtay 13. Hukuk Dairesince verilen 24/09/2019 günlü ve 2016/25386-2019/8696 sayılı onama ilamının kaldırılmasına ve mahkeme kararının açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 18/11/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.